36. "Halbuki bu size vaad olunan şey, ne kadar da uzak!"
36. "Halbuki bu size vaad olunan şey, ne kadar da uzak!"
﴿٣٦﴾
O size vaat olunan kabirlerden çıkarılmak ne kadar uzak! Ne kadar uzak!“ Lima-tuadune “ deki ”Lâm “ise zaid olup beyan içindir. Âyet-i kerîme’de geçen “ heyhate ” kelimesi mazi isim fiildir. Masdar mânâsındadır. Yani uzak oldu, uzak oldu (uzak, uzak mânâsındadır)
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Size vadedilen uzak, hem de çok uzak.
Ölümünüzün ardından çürümüş kemik ve toprağa dönüştükten sonra kabirlerinizden diri olarak çıkmak gerçekten çok uzak bir vaattir!
«Bu size vaâdedilen (öldükten sonra yeniden dirilmek, gerçek olmaktan) çok uzak!»
Bu size söylenenler gerçek olmaktan çok çok uzak!
O korkutulduğunuz şey (azab) ne uzak, ne uzak! (olur şey değil).
«Oysa tehdit edildiginiz sey ne kadar, hem de ne kadar uzak!»
Va’dolunduğunuz şeyler pek uzaktır, pek uzak!.
«Heyhât o size vaad edilen şey ne kadar uzak!»
«Tehdîd olunageldiğiniz o şey ne kadar uzak, ne kadar uzak»!.
`Heyhât! O va`d edilmekte olduğunuz şey, ne kadar uzak!`
Vaad edildiğiniz şey ne kadar uzak, hem de ne kadar uzak.
«Ne uzak, ne uzak o vaad olunduğunuz şey.»
Heyhat, heyhat! Gerçekten ne kadar uzak bir korkutmadır bu!
"Heyhat! Heyhat! Size vâd edilen şey ne kadar da uzak!"