56. Onlar ve eşleri gölgelerde koltuklara yaslanmaktadırlar.
56. Onlar ve eşleri gölgelerde koltuklara yaslanmaktadırlar.
﴿٥٦﴾
Kendileri ve zevceleri, gölgelerdedirler. Yani güneş onlara isabet etmez. Tahtların üzerine yaslanmışlardır. Âyet-i kerîme’de geçen “ hum” lâfzı, mübtedadır. “ fi zilâlin” lâfzı, “zülletün“yahut ” zillün” kelimesinin çoğulu olup, mübtedanın haberidir. Ayrıca;”El-Eraik” lâfzı, “ eriketün” kelimesinin çoğuludur. Erike: Gelin çadırında kurulu taht yahut döşek demektir. Bu kelime, aynı zamanda mübtedanın ikinci haberi ve “ Ala “ nın müteallakı durumundadır.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Kendileri ve eşleri gölgeliklerde, koltuklara yaslanmışlardır.
Cennet ehli ve eşleri cennetin geniş gölgesinde bol nimetler içerisinde yaşarlar.
Onlar ve eşleri gölgeler altında tahtlara kurulurlar.
Kendileri ve eşleri gölgelik yerlerde, tahtlarına kurulacaklar.
Kendileri ve zevceleri, ağaçların gölgeleri altında süslü koltuklar üzerine kurulub yaslanmışlardır.
Onlar ve esleri golgeliklerde, tahtlar uzerine yaslanmislardir.
Onlar da, eşleri de gölgede tahtlar, kanepeler üzerinde kurulmuşlardır.
Kendileri ve eşleri gölgelerde koltuklar üzerine kurulmuşlardır.
Kendileri de, zevceleri de (cennet) gölgeler (in) dedirler. Tahtların üstüne kurulub dayanmışlardır.
Onlar ve hanımları, (artık o gün) gölgelerde tahtlar üzerinde (oturup) yaslanmış olanlardır.
Onlar ve eşleri gölgeliklerde, tahtlar üzerinde yaslanmışlardır.
Onlar ve zevceleri gölgeler içinde tahtlar üzerine dayanıp durmuşlardır.
Kendileri ve eşleri gölgelerde, koltuklara yaslanmışlar.
Hem kendileri, hem eşleri gölgeliklerde, tahtlarına kurulurlar.