4. (Ey Muhammed!) Hikmet dolu Kur'an'a andolsun ki sen elbette dosdoğru bir yol üzere (peygamber) gönderilenlerdensin.
4. (Ey Muhammed!) Hikmet dolu Kur'an'a andolsun ki sen elbette dosdoğru bir yol üzere (peygamber) gönderilenlerdensin.
﴿٤﴾
Muhakkak ki, sen Ya Muhammed ”aleyhisselâm“sırat-ı müstakim üzere, senden evvelki Peygamberlerin yolu olan; tevhid ve hidayet üzere gönderilen Peygamberlerdensin. Âyet-i kerîme’nin kasem ve diğer tekid edatlarıyla tekidli olarak getirilmiş olması, kâfirlerin, “sen Peygamber değilsin“sözlerini reddetmek içindir. Âyet-i kerîme’de geçen “ Ala “ harf-i cerri, makablindeki “ mürseline ” lâfzına tealluk etmektedir.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Dosdoğru bir yol üzerindesin.
Sen; dosdoğru bir yol ve din üzerinesin. Dosdoğru olan bu yol ve bu din; hiç kimsenin kendisine üstün gelemeyeceği Azîz olan Rabbin tarafından indirilmiştir. O; iman eden kullarına karşı çok merhametlidir.
Doğru yol üzerindesin.
Hikmet dolu Kur’an’a andolsun ki, sen kesinlikle dosdoğru bir yolda yürümek üzere gönderilmiş peygamberlerden birisin.
Doğru bir yol, (İslâm dini) üzerindesin.
(2-4) Kuran’i Hakim’e and olsun ki, sen dogru yol uzere gonderilmis peygamberlerdensin.
Doğru yol üzerindesin.
Dosdoğru bir yol üzerindesin.
Dosdoğru bir yol üzerindesin.
Dosdoğru bir yol üzerinde(sin).
Sırat-ı Müstakim üzere.
Bir istikametli yol üzere bulunmaktasın.
Dosdoğru bir yol üzerinde.
Dosdoğru yol üzerindesin.