59. Şimdi siz gaflet içinde eğlenerek bu söze mi (Kur'an'a mı) şaşıyorsunuz, gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz?
59. Şimdi siz gaflet içinde eğlenerek bu söze mi (Kur'an'a mı) şaşıyorsunuz, gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz?
﴿٥٩﴾
Şimdi siz bu kelâma Kur’ân'a mı yalanlama şaşkınlığıyla şaşıyorsunuz?
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Bu söze mi şaşıyorsunuz?
Şimdi siz, kendinize okunan bu Kur'an'ın Allah katından olduğuna mı şaşırıyorsunuz?
Şimdi siz bu söze (Kur'an'a) mı şaşıyorsunuz?
Yoksa bu haberi tuhaf mı buluyorsunuz?
Şimdi siz, bu Kur’an’a mı şaşıyorsunuz? (Ey Mekke’liler).
Bu soze mi sasiyorsunuz?
Yoksa bu söze mi şaşıyorsunuz?
Şimdi siz bu sözden mi hayret ediyorsunuz?
Şimdi siz bu söze mi şaşıyorsunuz?
(59-60) Şimdi (siz) bu sözden mi (Kur`ân`dan mı) şaşıyorsunuz? Ve gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz!
Bu söze mi şaşıyorsunuz siz?
(59-60) Şimdi siz bu kelâmdan mı teaccüb ediyorsunuz? Ve gülüyorsunuz da ağlamıyorsunuz?
Siz bu sözü ve bu haberleri mi tuhaf buluyorsunuz?
(59-62) Şimdi siz bu söze mi şaşırıyorsunuz? Hep gülüyorsunuz, ama ağlamıyorsunuz. Üstelik kafa tutuyor, oyalanıyorsunuz. Haydi artık (bırakın bu gafleti de) Allah’a secde ve ibadet edin!
Mekke döneminin besinci yilinda, Ihlâs sûresinden sonra indirilmistir. Adini, ilk ayetindeki ‘necm’ kelimesinden almistir. Bu kelime Kur’an’da kimi yerlerde ‘gökteki yildiz’ (16. Nahl: 12, 16; 22. Hac 18; 37. Saffat 88), kimi ayetlerde ‘Hz. Peygamber’e inen Kur’an-i Kerim’in her bir birimi’ (53. Necm: 1; 56. Vakia: 75) ve Rahman sûresinde de ‘gövdesiz bitki’ yani ‘ot’ (55. Rahman: 6) anlamlarina kullanilmaktadir. 62 ayettir.