29. Öyle ise bizim zikrimizden (Kur'an'dan) yüz çeviren ve dünya hayatından başka bir şey istemeyen kimselerden yüz çevir.
29. Öyle ise bizim zikrimizden (Kur'an'dan) yüz çeviren ve dünya hayatından başka bir şey istemeyen kimselerden yüz çevir.
﴿٢٩﴾
O hâlde sen bizim zikrimizden Kur’ân'dan yüz çevirip, yalnız dünya hayatını isteyen kimselerden yüz çevir! Bu, cihad ile emrolunmadan önce idi.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Bu sebeple sen, zikrimizden/Kur'an'dan yüz çevirenden ve dünya hayatından başka bir şey istemeyenden uzak dur.
-Ey Resul!- Allah'ı zikretmekten yüz çeviren ve ona aldırış etmeyen, dünya hayatından başka bir şey istemeyen kimseden yüz çevir. O kimse ahireti için amel etmez. Çünkü ona iman etmez.
Onun için sen bizi anmaktan yüz çeviren ve dünya hayatından başka bir şey istemeyen kimselere yüz verme.
O halde bizi anmaktan yüz çeviren ve dünya hayatından başka arzusu olmayan kişilerden sen de yüz çevir.
Onun için (Ey Rasûlüm), sen, o bizim Kur’anımızdan yüz çevirib de yalnız dünya hayatını istiyen kimselere bakma.
Bizi anmaktan yuz cevirenlere ve dunya hayatindan baska bir sey istemeyenlere aldirma.
O halde bizi anmaktan yüzçevirenden ve ancak Dünya hayatını arzu edip durandan sen de yüzçevir.
Onun için bizi anmaktan yüz çeviren ve dünya hayatından başka bir şey istemeyenlerden yüz çevir.
Onun için sen (Habîbim) bizim zikrimize arka çeviren, dünyâ hayâtından başkasını arzuu etmeyen kimselerden yüz çevir.
Öyle ise bizim zikrimizden (Kur`ân`dan) yüz çevirip, dünya hayâtından başka bir şey istemeyen kimselerden, (sen de) yüz çevir!
Onun için sen, Bizim zikrimize sırt çeviren ve dünya hayatından başkasını istemeyenlerden yüz çevir.
Artık sen, Bizim zikrimizden yüz çevirenden ve dünya hayatından başkasını dilemeyen kimselerden i’raz et.
Bizi anmaktan yüz çeviren ve sadece dünya hayatını isteyenlerden yüz çevir.
O halde Bizi anmaktan, bu Yüce Kitabımızı dinlemekten uzak duran ve dünya zevkinden başka bir şey istemeyen kimseleri sen de bir tarafa bırak!
Mekke döneminin besinci yilinda, Ihlâs sûresinden sonra indirilmistir. Adini, ilk ayetindeki ‘necm’ kelimesinden almistir. Bu kelime Kur’an’da kimi yerlerde ‘gökteki yildiz’ (16. Nahl: 12, 16; 22. Hac 18; 37. Saffat 88), kimi ayetlerde ‘Hz. Peygamber’e inen Kur’an-i Kerim’in her bir birimi’ (53. Necm: 1; 56. Vakia: 75) ve Rahman sûresinde de ‘gövdesiz bitki’ yani ‘ot’ (55. Rahman: 6) anlamlarina kullanilmaktadir. 62 ayettir.