37. Yoksa, Mûsâ'nın ve Allah'ın emirlerini bütünüyle yerine getiren İbrahim'in sahifelerindeki şu hakikatler kendisine haber verilmedi mi?
37. Yoksa, Mûsâ'nın ve Allah'ın emirlerini bütünüyle yerine getiren İbrahim'in sahifelerindeki şu hakikatler kendisine haber verilmedi mi?
﴿٣٧﴾
Hayır, aksine! Mûsa'nın sahifelerindeki, Tevrat'ın bölümlerindeki -yahut ondan önceki sahifelerdeki- ile tastamam yerine getiren, emrolunduğu şeyi tamamıyla eda eden - “ hani bir zamanlar İbrâhîm'i Rabbi bir takım kelimelerle imtihan etmiş; O da onları tamamen yerine getirmişti “ (Bakara: 124) mealindeki Âyet-i kerîme’de de ifade buyurulduğu gibi- İbrâhîm'in sahifelerinde bulunanlar ona haber verilmedi.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Ve ahdine vefa gösteren İbrahim'in (sahifelerinde bulunan şu hükümler):
Rabbinin kendisini sorumlu tuttuğu görevi tamamlayan İbrahim'in sahifelerinde olanlar (haber verilmedi mi?)
Yoksa, Musa'nın ve ahdine vefa gösteren İbrahim'in sahifelerinde yazılı olanlar kendisine haber verilmedi mi?
Yoksa Mûsâ’nın ve ahde vefa örneği İbrâhim’in sahifelerinde bulunan şu hususlardan haberi yok mu?
Ve çok vefakâr İbrahim’inki ile:
(36-37) Yoksa Musa’nin ve sozunu yerine getiren Ibrahim’in kitablarinda olanlar kendisine bildirilmedi mi ki?
(36-37) Yoksa Musa’nın ve ahde vefa eden İbrahim’in sahifelerindeki hususlar ona bildirilmedi mi ?
Ve çok vefakâr olan İbrahim’in sahifelerindekiler?
(36-37) Yoksa Musânın ve (Allahdan aldığı emri) vazifesini tastamam îfâ eden Ibrâhîmin sahîfelerinde olan (şun) lardan haberdâr mı edilmedi? :
(36-37) Yoksa Mûsâ`nın ve (ahdine) vefâ gösteren İbrâhîm`in suhûf`unda (onlara indirdiğimiz sahîfelerde, yazılı) olanlar (ona) bildirilmedi mi?
Ve sözünü yerine getiren İbrahim’inkinde de.
(36-38) Yoksa Mûsa’nın sahifelerinde olan şeyden haber verilmedi mi? Ve memur olduğu şeyi bihakkın itmam etmiş olan İbrahim’in sahifelerindeki de kendisine haber verilmedi mi? Hakikaten hiçbir günahkâr, başkasının günahını yüklenmez.
Ve görevini titizlikle yerine getiren İbrahim’e inmiş olan kutsal sayfaların içeriğinden haberdar olmadı mı?
(36-44) Yoksa o Mûsâ’nın ve o çok vefalı İbrâhim’in sahifelerinde bulunan şu kesin gerçekler hakkında bilgi edinmedi mi ki: Hiçbir kimse başkasının günah yükünü çekemez. İnsan, emek ve gayretinin neticesinden başka şey elde edemez. Bu gayretinin semeresi de ileride ortaya çıkacaktır. Emeğinin karşılığı kendisine tam tamına ödenecektir. Elbette son durak, Rabbinin huzuru olacaktır. O’dur güldüren ve ağlatan; O’dur öldüren ve yaşatan.
Mekke döneminin besinci yilinda, Ihlâs sûresinden sonra indirilmistir. Adini, ilk ayetindeki ‘necm’ kelimesinden almistir. Bu kelime Kur’an’da kimi yerlerde ‘gökteki yildiz’ (16. Nahl: 12, 16; 22. Hac 18; 37. Saffat 88), kimi ayetlerde ‘Hz. Peygamber’e inen Kur’an-i Kerim’in her bir birimi’ (53. Necm: 1; 56. Vakia: 75) ve Rahman sûresinde de ‘gövdesiz bitki’ yani ‘ot’ (55. Rahman: 6) anlamlarina kullanilmaktadir. 62 ayettir.