1. Battığı zaman yıldıza andolsun ki, arkadaşınız (Muhammed haktan) sapmadı ve azmadı.
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
1. Battığı zaman yıldıza andolsun ki, arkadaşınız (Muhammed haktan) sapmadı ve azmadı.
بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَٰنِ الرَّحِيمِ
﴿١﴾
Battığı, kaybolduğu zaman yıldıza, Süreyya'ya yemin olsun ki,
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Yıldıza andolsun batarken.
Allah -Subhanehu ve Teâlâ- yıldızın batışına yemin etmiştir.
Battığı zaman yıldıza andolsun ki, arkadaşınız (Muhammed) sapmadı ve bâtıla inanmadı; o, arzusuna göre de konuşmaz.
Battığı sırada yıldıza andolsun ki bu arkadaşınız ne sapıtmış ne de eğri yola gitmiştir.
Yıldıza (Süreyya’ya) battığı zaman kasem olsun ki,
Batmakta olan yildiza and olsun ki,
Battığı zaman yıldıza and olsun ki,
İnmekte olan yıldıza andolsun ki,
Batdığı dem yıldıza and olsun ki,
(1-2) Battığı zaman necm`e (o yıldıza) and olsun ki, arkadaşınız (Muhammed) sapmadı ve azmadı!
Andolsun yıldıza, battığı demde.
Yıldıza; tulûa başladığı zaman kasem olsun ki,
Kayan yıldız hakkı için.
Kayan yıldıza yemin olsun ki.
Mekke döneminin besinci yilinda, Ihlâs sûresinden sonra indirilmistir. Adini, ilk ayetindeki ‘necm’ kelimesinden almistir. Bu kelime Kur’an’da kimi yerlerde ‘gökteki yildiz’ (16. Nahl: 12, 16; 22. Hac 18; 37. Saffat 88), kimi ayetlerde ‘Hz. Peygamber’e inen Kur’an-i Kerim’in her bir birimi’ (53. Necm: 1; 56. Vakia: 75) ve Rahman sûresinde de ‘gövdesiz bitki’ yani ‘ot’ (55. Rahman: 6) anlamlarina kullanilmaktadir. 62 ayettir.