34. Şimdi yüz çevireni; pek az verip de kaskatı cimrileşeni gördün mü?
34. Şimdi yüz çevireni; pek az verip de kaskatı cimrileşeni gördün mü?
﴿٣٤﴾
Hem belirlenen maldan pek azını verip diretti, kalanını vermedi. Âyet-i kerîme’de geçen "Ekdâ" lâfzı, "Küdyet kökünden gelir, küdyet, kaya gibi çok sert olan ve kuyu kazıcı buraya ulaşınca onu kazmaktan alıkoyan toprakdemektir.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Azıcık verip sonra vermemekte direneni?
Malından azıcık verip sonra men eder. Çünkü cimrilik onun tabiatıdır. Bununla beraber kendi nefsini temize çıkarır.
Azıcık verip sonra vermemekte direneni?
Azıcık verip sonra keseni!
Ve (malından) pek az verib de kaskatı cimrileşeni...
(33-34) Yuz cevireni ve malindan biraz verip sonra vermemekte direneni gordun mu?»
(33-34) Arkasını döneni, az şey verip gerisini yanında tutup direneni gördün mü ?
Azıcık verip (sonra vermemekte) direneni?
(33-34) Şimdi (îmandan) dönen, (malından) biraz (ını) verib de gerisini sert kaya gibi elinde tutan adamı gördün mü?
(33-34) (Ey Resûlüm!) Şimdi gördün mü (îmandan) yüz çevireni ve az bir şey verip(gerisini) sımsıkı tutanı?
Biraz verip sonra vermemekte direneni.
(33-35) Şimdi gördün mü o kimseyi ki, (imândan) yüz çevirdi. Ve biraz şey verdi, mütebakisini de men etti. Ya gayba ait bilgi onun yanında mıdır ki, artık o görüyor.
Önce biraz verip de arkasını getirmeyeni.
Azıcık verip de sonra cimrilik ederek vermeyene!
Mekke döneminin besinci yilinda, Ihlâs sûresinden sonra indirilmistir. Adini, ilk ayetindeki ‘necm’ kelimesinden almistir. Bu kelime Kur’an’da kimi yerlerde ‘gökteki yildiz’ (16. Nahl: 12, 16; 22. Hac 18; 37. Saffat 88), kimi ayetlerde ‘Hz. Peygamber’e inen Kur’an-i Kerim’in her bir birimi’ (53. Necm: 1; 56. Vakia: 75) ve Rahman sûresinde de ‘gövdesiz bitki’ yani ‘ot’ (55. Rahman: 6) anlamlarina kullanilmaktadir. 62 ayettir.