17. Göz (gördüğünden) şaşmadı ve (onu) aşmadı.
17. Göz (gördüğünden) şaşmadı ve (onu) aşmadı.
﴿١٧﴾
Hazret-i Peygamber (aleyhi’s-salâtü ve's-selâm)'in gözü ne şaştı ne de haddini aştı. o gece onun gözü ne maksadının dışına kaydı ne de onu aşıp başka şeye gitti.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Göz, ne şaştı, ne aştı.
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in gözü sağa sola kaymadı. Kendisine belirlenen sınırı aşmadı.
Gözü kaymadı ve sınırı aşmadı.
Göz ne kaydı ne de hedefinden şaştı.
(Hz. Peygamber Aleyhisselâm gördüğü ahvali tam gördü de) göz ne kaydı, ne de aştı.
Gozu oradan ne kaydi ve ne de onu asti.
Göz, ne kaydı, ne de şaştı.
(Peygamberin) gözü şaşmadı ve sınırı aşmadı.
(Peygamberin) göz (ü, gördüğünden) ağmadı, (onu) aşmadı da.
(O haşmetli makamda Muhammed`in) göz(ü) ne kaydı, ne de haddini aştı.
Göz, ne şaştı ne aştı.
(16-17) O vakit ki, Sidre’yi bürüyen bürüyordu. Göz ne çevrildi ve ne de tecavüz etti.
Muhammed’in gözü ne yana kaydı ve ne de öteye geçti
Peygamberin gözü kaymadı, şaşmadı, aşmadı da.
Mekke döneminin besinci yilinda, Ihlâs sûresinden sonra indirilmistir. Adini, ilk ayetindeki ‘necm’ kelimesinden almistir. Bu kelime Kur’an’da kimi yerlerde ‘gökteki yildiz’ (16. Nahl: 12, 16; 22. Hac 18; 37. Saffat 88), kimi ayetlerde ‘Hz. Peygamber’e inen Kur’an-i Kerim’in her bir birimi’ (53. Necm: 1; 56. Vakia: 75) ve Rahman sûresinde de ‘gövdesiz bitki’ yani ‘ot’ (55. Rahman: 6) anlamlarina kullanilmaktadir. 62 ayettir.