11. Kalp, (gözün) gördüğünü yalanlamadı.
11. Kalp, (gözün) gördüğünü yalanlamadı.
﴿١١﴾
Kalb, Hazret-i Peygamber'in kalbi, gözü ile gördüğü şeyi -ki, Cibrîl'in suretidir - yalanlamadı, tanımazlık etmedi. Âyet-i kerîme’de geçen “ kezebe ” lâfzı şeddesiz ve şeddeli olarak okunmuştur.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
(Gözleriyle) gördüğünü kalbi yalanlamadı.
Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in kalbi gözleri ile gördüğünü yalanlamadı.
Bunun üzerine Allah, kuluna vahyini bildirdi. (Gözleriyle) gördüğünü kalbi yalanlamadı.
Gözün gördüğünü kalp yalanlamadı.
(Hz. Peygamber, mi’raçta gözü ile) gördüğünü, kalbi tekzib etmedi.
Gozunun gordugunu gonlu yalanlamadi.
Gözünün gördüğünü kalbi yalanlamadı.
Onun gördüğünü kalb(i) yalanlamadı.
Onun gördüğünü kalb (i) yalana çıkarmadı.
(Gözleriyle) gördüğünü, kalb(i) yalanlamadı.
Onun gördüğünü gönül yalanlamadı.
(11-12) Gördüğü şeyi kalbi tekzîp etmedi. Onun gördüğüne karşı onunla şimdi mücadelede mi bulunacaksınız?
O’nun gönlü, gözünün gördüğünü yalanlamadı.
Gözlerinin gördüğünü kalbi yalan saymadı.
Mekke döneminin besinci yilinda, Ihlâs sûresinden sonra indirilmistir. Adini, ilk ayetindeki ‘necm’ kelimesinden almistir. Bu kelime Kur’an’da kimi yerlerde ‘gökteki yildiz’ (16. Nahl: 12, 16; 22. Hac 18; 37. Saffat 88), kimi ayetlerde ‘Hz. Peygamber’e inen Kur’an-i Kerim’in her bir birimi’ (53. Necm: 1; 56. Vakia: 75) ve Rahman sûresinde de ‘gövdesiz bitki’ yani ‘ot’ (55. Rahman: 6) anlamlarina kullanilmaktadir. 62 ayettir.