44. Şüphesiz O öldürür ve diriltir.
44. Şüphesiz O öldürür ve diriltir.
﴿٤٤﴾
Dünyada iken öldüren de O'dur, sermaye lütfeden de, ticari sermaye edilecek malı veren de O.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Öldüren O’dur, dirilten de!
Dünyada canlıları öldüren ve yeniden dirilterek ölülere hayat veren O'dur.
Öldüren de dirilten de O'dur.
Öldüren de O’dur, yaşatan da.
Öldüren de muhakkak O’dur, dirilten de...
Dogrusu dirilten de olduren de O’dur.
Ve elbette O, hem öldürün, hem diriltir.
Öldüren de dirilten de O’dur.
Hakıykat şu: (Dünyâda) öldüren de, (âhiretde) dirilten de Odur.
Yine şübhesiz ki öldüren ve dirilten ancak O`dur.
Gerçekten O’dur öldüren de, dirilten de.
(43-44) Ve muhakkak O’dur ki, güldürdü ve ağlattı. Ve şüphe yok O’dur, O’dur ki, öldürdü ve hayata erdirdi.
Öldüren de dirilten de O’dur.
(36-44) Yoksa o Mûsâ’nın ve o çok vefalı İbrâhim’in sahifelerinde bulunan şu kesin gerçekler hakkında bilgi edinmedi mi ki: Hiçbir kimse başkasının günah yükünü çekemez. İnsan, emek ve gayretinin neticesinden başka şey elde edemez. Bu gayretinin semeresi de ileride ortaya çıkacaktır. Emeğinin karşılığı kendisine tam tamına ödenecektir. Elbette son durak, Rabbinin huzuru olacaktır. O’dur güldüren ve ağlatan; O’dur öldüren ve yaşatan.
Mekke döneminin besinci yilinda, Ihlâs sûresinden sonra indirilmistir. Adini, ilk ayetindeki ‘necm’ kelimesinden almistir. Bu kelime Kur’an’da kimi yerlerde ‘gökteki yildiz’ (16. Nahl: 12, 16; 22. Hac 18; 37. Saffat 88), kimi ayetlerde ‘Hz. Peygamber’e inen Kur’an-i Kerim’in her bir birimi’ (53. Necm: 1; 56. Vakia: 75) ve Rahman sûresinde de ‘gövdesiz bitki’ yani ‘ot’ (55. Rahman: 6) anlamlarina kullanilmaktadir. 62 ayettir.