58. Onu Allah'tan başka açacak kimse yoktur.
58. Onu Allah'tan başka açacak kimse yoktur.
﴿٥٨﴾
Onun vaktini Allah'dan başka açıklayacak hiç bir kimse yoktur. Onu keşfedip ortaya koyacak olan ancak O'dur. Tıpkı Yüce Allah'ın, “O Kıyâmeti tam vaktinde, ancak O tecelli ettirecektir. (A’raf: 187) mealindeki ayetinde olduğu gibi.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Onu Allah’tan başkası açığa çıkaracak değildir.
Yüce Allah'tan başka onu defedecek ve onu bilecek kimse yoktur.
Onu (vaktini) Allah'tan başka açığa çıkaracak yoktur.
Onu Allah’tan başka ortaya çıkaracak yoktur.
Onun vaktini Allah’dan başka açıklayacak yoktur.
Onu Allah’tan baska ortaya koyacak yoktur.
Onu Allah’tan başka açıp ortaya koyacak yok.
Onu Allah’tan başka açığa çıkaracak yoktur.
Onu Allahdan başka açığa çıkaracak yokdur.
(57-58) O yaklaşan (kıyâmet), yaklaştı! Onu Allah`dan başka ortaya çıkarıcı yoktur.
Onu Allah’tan başka ortaya çıkaracak yoktur.
(57-58) Saat yaklaştı Kıyamet tekarrüb etti. Onun için Allah Teâlâ’dan başka yoktur bir açıcı.
Onun dehşetini Allah’tan başka hiç kimse başınızdan savamaz.
(56-58) İşte bu Peygamber de, önceki rehberlerden ve uyaranlardan biridir. O yaklaşan (kıyamet) yaklaştı. O gelmeden, ne zaman olacağını bildirecek, geldiğinde de onu giderecek Allah’tan başka kimse yoktur.
Mekke döneminin besinci yilinda, Ihlâs sûresinden sonra indirilmistir. Adini, ilk ayetindeki ‘necm’ kelimesinden almistir. Bu kelime Kur’an’da kimi yerlerde ‘gökteki yildiz’ (16. Nahl: 12, 16; 22. Hac 18; 37. Saffat 88), kimi ayetlerde ‘Hz. Peygamber’e inen Kur’an-i Kerim’in her bir birimi’ (53. Necm: 1; 56. Vakia: 75) ve Rahman sûresinde de ‘gövdesiz bitki’ yani ‘ot’ (55. Rahman: 6) anlamlarina kullanilmaktadir. 62 ayettir.