47. Hiçbiriniz de bu cezayı engelleyip ondan savamazdı.
47. Hiçbiriniz de bu cezayı engelleyip ondan savamazdı.
﴿٤٧﴾
Sizden hiç biriniz ona siper de mani de olamazdınız. Buradaki zamir, Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)'e râcidir. Hiç kimse, bizim onu cezalandırmamızın önüne geçemezdi. Âyet-i kerîme'de geçen “ Ahadin” lâfzı, mâ'nın ismidir. Üzerindeki “ men“zâide olup nefyi tekid için getirilmiştir. “minküm” lâfzı, “Ahadin“ den hâl, “ hâcizîne “ de mâ’nın haberidir. Nefyin siyakında gelen“ Ahad” kelimesi, cemi mânâsında olduğu için, cemi sığası ile getirilmiştir.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Sizden hiç kimse de buna engel olamazdı.
Sizlerden hiç kimse de bize engel olamazdı. Onun, bizim adımıza sizin için sözler uydurması imkânsızdır.
Hiçbiriniz buna mâni de olamazdınız.
Hiçbiriniz buna mâni olamazdınız.
O vakit, sizden hiç biriniz O’na siper de olamazdınız.
Hicbiriniz de onu koruyamazdiniz.
Sizden hiç biriniz de O’ndan (gelecek olan azabı), arayerde engeller olup savamazdı.
O vakit sizden hiçbiriniz ona siper de olamazdınız.
O vakit sizden hiçbiriniz buna mâni de olamazdınız.
O takdirde (de) sizden hiçbir kimse ondan (bunu) men` ediciler değildir.
O zaman sizden hiç biriniz de buna engel olamazdınız.
(47-48) Artık sizden bir kimse de yoktur ki, ondan men ediciler olabilsinler. Ve şüphe yok ki, o (Kur’ânı Mübîn) muttakîler için elbette bir mev’izadır.
Hiçbiriniz de onu koruyamazdınız.
Sizden kimse de buna mani olamazdı.
Mekke döneminin baslarinda, Mülk sûresinden sonra indirilmistir. Adini, birinci ayetinde geçen ve Kiyâmet Gününe isâret eden “el-Hâkka: Gerçeklesen, gerçeklesmesi kaçinilmaz olan” kelimesinden almistir. 52 ayettir.