40. Görebildiklerinize ve göremediklerinize yemin ederim ki, o (Kur'an), hiç şüphesiz çok şerefli bir elçinin (Allah'dan alıp tebliğ ettiği) sözüdür.
40. Görebildiklerinize ve göremediklerinize yemin ederim ki, o (Kur'an), hiç şüphesiz çok şerefli bir elçinin (Allah'dan alıp tebliğ ettiği) sözüdür.
﴿٤٠﴾
Ki o, Kur’ân, şerefli bir peygamberin kavlidir. Onu, Allahü teâlâ'dan almış ve bir risalet, peygamberlik görevi olarak söylemiştir.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Şüphesiz o, şerefli bir elçinin sözüdür.
Şüphesiz Kur’an, Allah’ın kelamıdır. Onun değerli Peygamberi ise onu insanlara okumaktadır.
Hiç şüphesiz o (Kur'an), çok şerefli bir elçinin sözüdür.
Kur’an elbette değerli bir elçinin sözüdür.
Şüphesiz o Kur’an, kerîm bir peygamberin (Allah’dan) getirdiği sözdür.
(38-40) Gorebildikleriniz ve goremedikleriniz uzerine yemin ederim ki, Kuran serefli bir elcinin getirdigi sozdur.
Şüphesiz bu (söz) şerefli saygıdeğer bir elçinin sözüdür.
Kuşkusuz Kur’ân, şerefli bir peygamberin (Allah’tan) getirdiği sözdür.
Muhakkak o (Kur’an) Allah indinde çok şerefli peygamberin katî sözüdür.
Şübhesiz ki o (Kur`ân), çok şerefli bir elçinin (peygamberin, vahiyden ibâret)sözüdür.
Muhakkak o; şerefli bir elçinin kat’i sözüdür.
Şüphe yok ki, o (Kur’an) kerîm olan bir peygamberin (tebliğ ettiği) bir kelâmdır.
O (Kur’an), elbette şerefli bir peygamberin sözüdür.
Bu Kur’ân, pek kerim bir Resulün sözüdür.
Mekke döneminin baslarinda, Mülk sûresinden sonra indirilmistir. Adini, birinci ayetinde geçen ve Kiyâmet Gününe isâret eden “el-Hâkka: Gerçeklesen, gerçeklesmesi kaçinilmaz olan” kelimesinden almistir. 52 ayettir.