46. Sonra da onun şah damarını mutlaka keserdik.
46. Sonra da onun şah damarını mutlaka keserdik.
﴿٤٦﴾
Sonra da muhakkak onun can damarını, kalbi akciğere bağlayan damarını -Bu, kalbe bitişik olan ve kopunca sâhibi ölen bir damardır- koparırdık.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Sonra onun şah damarını elbette keserdik.
Sonra da elbette onun kalbe giden damarını kopartırdık.
Sonra onun can damarını koparırdık (onu yaşatmazdık).
Sonra onun can damarını koparırdık.
Sonra da muhakkak O’nun kalb damarlarını keserdik, (boynunu vururduk).
(44-46) Eger o (Muhammed), Bize karsi, ona bazi sozler katmis olsaydi, Biz onu kuvvetle yakalardik, sonra onun sah damarini koparirdik.
Sonra da elbette onun kalb damarını koparırdık.
Sonra da onun şah damarını keser atardık.
sonra da, hiç şübhesiz, onun kalb damarını koparırdık.
Sonra elbette onun can damarını keserdik!
Sonra da, hiç şüphesiz onun şah damarını koparırdık.
(45-46) Elbette ki onu sağ tarafından yakalardık. Sonra O’ndan yürek damarını kesiverirdik.
Sonra onun şah damarını koparırdık.
(44-46) Eğer o Resul bizim adımıza birtakım sözler uydursaydı, onu elimizle yakalar, sonra da onun şah damarını keserdik.
Mekke döneminin baslarinda, Mülk sûresinden sonra indirilmistir. Adini, birinci ayetinde geçen ve Kiyâmet Gününe isâret eden “el-Hâkka: Gerçeklesen, gerçeklesmesi kaçinilmaz olan” kelimesinden almistir. 52 ayettir.