11. Şüphesiz, (Nûh zamanında) su bastığı vakit, sizi gemide biz taşıdık ki, bu olayı sizin için bir uyarı yapalım ve belleyecek kulaklar da onu bellesin.
11. Şüphesiz, (Nûh zamanında) su bastığı vakit, sizi gemide biz taşıdık ki, bu olayı sizin için bir uyarı yapalım ve belleyecek kulaklar da onu bellesin.
﴿١١﴾
Gerçekten biz, Tufan zamanında su taştığı, dağların ve diğer her şeyin üzerine yükseldiği vakit sizi, atalarınızı -çünkü siz, o vakit onların sulplerinde idiniz- Nûh'un yaptığı ve kendisinin yanı sıra, beraberindekilerin de kurtulup kalanların boğulduğu gemide taşıdık.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Sular taştığı zaman sizi gemide biz taşıdık.
Elbette biz, su yükselip, taştığı zaman Nuh -aleyhisselam-'ın emrimizle inşa ettiği ve suda akıp giden gemi içinde onları taşıdık. Sonrasında sizler onların soyundan meydana geldiniz. Aslında bu sizin taşınmanız sayılırdı.
Şüphesiz, su bastığı vakit sizi gemide biz taşıdık;
Bir zamanlar sular coştuğu vakit sizi gemide kuşkusuz biz taşıdık;
Gerçekten biz, (Nûh zamanında) su taştığı vakit, sizi (varlığınıza sebep olan atalarınızı) gemide biz taşıdık;
(11-12) Su tastigi vakit, size bir ibret olmak uzere, anlayisli kulaklar anlasin diye suzulen gemide, sizi Biz tasimisizdir.
(11-12) Doğrusu biz, su iyice kabarıp taştığında size ibret ve öğüt kılmamız için ve anlayabilen kulaklar anlasın diye sizi yüzüp giden gemide taşıdık.
Kuşkusuz, sular kabarınca sizi gemide biz taşıdık.
Hakıykat, (her yanı) su basdığı (mu’tâd haddini aşdığı) zaman sizi gemide biz taşıdık.
(Nûh tûfânında her tarafı) su bastığında, şübhesiz ki biz sizi akıp giden (gemi)de taşıdık.
Gerçekten su bastığı zaman sizi; Biz, taşıdık gemide.
(11-12) Şüphe yok ki, su taştığı zaman sizi o akan gemiye Biz yükledik. Onu (o necâtı) sizin için bir ibret kılmamız için ve hıfzeden kulakların onu anlamaları için (öyle yaptık).
Sular kabarınca biz sizi akıp giden (gemide) taşıdık ki;
(11-12) Unutmayın ki Nûh zamanında, sular taştığı vakit, sizi (varlığınıza vesile olan atalarınızı) emniyetli gemide Biz taşımıştık! Onu sizin için hem bir ibret vesilesi kılalım, hem de can kulağı ile dinleyip ders alanlar iyice bellesinler diye böyle yapmıştık.
Mekke döneminin baslarinda, Mülk sûresinden sonra indirilmistir. Adini, birinci ayetinde geçen ve Kiyâmet Gününe isâret eden “el-Hâkka: Gerçeklesen, gerçeklesmesi kaçinilmaz olan” kelimesinden almistir. 52 ayettir.