26. "Hesabımın ne olduğunu da bilmeseydim."
26. "Hesabımın ne olduğunu da bilmeseydim."
﴿٢٦﴾
Hesabım nedir bilmeseydim!
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Hesabımı hiç bilmeseydim.
"Keşke hesabımda nelerin olduğunu hiç bilmeseydim."
Kitabı sol tarafından verilene gelince, o: Keşke, der, bana kitabım verilmeseydi de, hesabımın ne olduğunu bilmeseydim!
Kitabı sol tarafından verilene gelince o, "Keşke" der, "Bana kitabım verilmeseydi de hesabımın ne olduğunu bilmeseydim!
Hesabımın da ne olduğunu bilmeseydim.
(25-29) Fakat kitabi kendisine solundan verilen kimse: «Kitabim keske bana verilmeseydi; keske hesabimin ne oldugunu bilmeseydim; bu is keske son bulmus olsaydi; malim bana fayda vermedi; gucum de kalmadi» der.
Ve keşke hesabımın da ne ölçüde olacağını bilmeseydim !
Hesabımın ne olduğunu bilmeseydim,
«Hisâbımın da ne olduğunu bilmeseydim».
`Ve hesâbımın ne olduğunu bilmeseydim!`
Hesabımın da ne olduğunu bilmeseydim.
(25-27) Fakat o kimseye ki, kitabı sol tarafından verilmiş olur, (o da) der ki: «Keşke kitabım bana verilmemiş olsa idi.» «Hesabımın da ne olduğunu bilmese idim. Keşke o (ölüm hayatımı) kesip bitirmiş olsa idi.»
Şu hesabımı hiç görmemiş olsaydım!
Keşke hesabımı bilmez olaydım!
Mekke döneminin baslarinda, Mülk sûresinden sonra indirilmistir. Adini, birinci ayetinde geçen ve Kiyâmet Gününe isâret eden “el-Hâkka: Gerçeklesen, gerçeklesmesi kaçinilmaz olan” kelimesinden almistir. 52 ayettir.