31. Ondan suyunu ve merasını çıkardı.
31. Ondan suyunu ve merasını çıkardı.
﴿٣١﴾
Ondan kaynaklarından fışkırtmak suretiyle suyunu ve otlağını davarların otladığı; ağaç ve otlar ile insanların yedikleri, katık ve meyveleri çıkarmıştır. “ Otlak” kelimesinin bu manada kullanılması istiaredir.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Ondan suyunu ve otlağını çıkardı.
Orada akan kaynaklarla suyunu çıkardı ve hayvanların otladığı bitkiler yetiştirdi.
Ondan sonra da yerküreyi döşedi. Kendiniz ve hayvanlarınız için bir faydalanma olmak üzere, yerden suyunu ve otlağını çıkardı ve dağları sağlam bir şekilde yerleştirdi.
Oradan su ve bitkiler çıkardı.
O arzdan suyunu ve otlağını çıkardı;
Suyunu ondan cikarmis ve otlak yer meydana getirmistir.
Ondan da suyunu ve otlağını (çeşit çeşit ağaç ve bitkilerini) çıkardı.
Ondan suyunu ve otlağını çıkardı.
Ondan suyunu, otlağını çıkardı.
(31-33) Size ve hayvanlarınıza bir fayda olmak üzere, ondan (yeryüzünün) suyunu ve otlağını çıkardı ve dağlar ki onları yerleştirdi!
Ondan suyunu ve otlağını çıkarmıştır.
(29-31) Ve gecesini karanlık etti, gündüzünü de çıkardı (aydınlattı). Ve ondan sonra da yeri yaydı. Ondan suyunu ve otlağını çıkarıverdi.
Suyunu ondan çıkarmış ve otlak yer meydana getirmiştir.
Oradan sularını, otlaklarını çıkardı.
Mekke döneminin sonlarina dogru, Nebe’ sûresinden sonra indirilmistir. Adini, birinci ayetinde geçen ve Allah’in emrindeki güçlere isâret eden “Nâziât: Söküp çikaranlar” kelimesinden almistir. 46 ayettir.