17. "Haydi Firavun'a git! Çünkü o azmıştır."
17. "Haydi Firavun'a git! Çünkü o azmıştır."
﴿١٧﴾
De şöyle buyurmuştu: Fir’avuna git Çünkü o pek azdı. Küfründe sınırı aştı.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Firavun’a git, çünkü o azdı.
Söyledikleri arasında şunu dedi: “Firavun'a git! Şüphesiz o zulüm ve kibirlenmekte haddini aştı.''
Firavun'a git! Çünkü o çok azdı.
“Firavun’a git! O hakikaten azdı.”
"Haydi Firavûn’a git; çünkü o pek azdı."
«Firavun’a git; dogrusu o azmistir.»
Fir’avn’a git, doğrusu o iyice azmıştır.
«Haydi, demişti, git Firavun’a, çünkü o çok azdı.»
«Fir’avna git. Çünkü o, pek azmışdır».
(16-17) Hani Rabbi ona, mukaddes vâdi olan Tuvâ`da nidâ buyurmuştu: `Fir`avun`a git; çünki o çok azdı!`
Firavun’a git; çünkü o, çok azmıştır.
(17-18) Fir’avun’a gidiver, muhakkak ki, o pek azmıştır.» İmdi de ki: «Senin temizlenmekliğine meylin var mıdır?»
Firavuna git çünkü o azdı.
(17-18) "Firavuna git, zira o iyice azdı! Ona de ki: kendini arındırmaya gönlün var mı?
Mekke döneminin sonlarina dogru, Nebe’ sûresinden sonra indirilmistir. Adini, birinci ayetinde geçen ve Allah’in emrindeki güçlere isâret eden “Nâziât: Söküp çikaranlar” kelimesinden almistir. 46 ayettir.