16. Hani, Rabbi ona mukaddes Tuvâ vadisinde şöyle seslenmişti:
16. Hani, Rabbi ona mukaddes Tuvâ vadisinde şöyle seslenmişti:
﴿١٦﴾
Bir vakitler Rabbi ona mukaddes vadi Tuva'da. Tuvâ: Mukaddes vadinin adıdır nida etmişti. Âyet-i kerîme’de geçen “ hadisu” lâfzı ”iz “in âmili durumundadır. Âyet-i kerîme’dekı “ Tuvâ” lâfzı tenvinli ve tenvinsiz olarak okunmuştur.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Hani, Rabbi ona, mukaddes Tuva’da seslenmişti.
Rabbi ona, arındırılmış Tuva vadisinde seslenmişti.
Kutsal vâdi Tuvâ'da Rabbi ona şöyle seslenmişti:
Rabbi ona kutsal vadi Tuvâ’da şöyle seslenmişti:
Hani Rabbi ona, mukaddes Tuva vadisinde şöyle nida etmişti:
Tuva’da, kutsal bir vadide, Rabbi ona soyle hitap etmisti:
Hani Rabbi ona mukaddes vadi Tûvâ’da (şöyle) seslenmişti:
Hani Rabbi ona kutsal vaadi Tuva’da seslenmişti:
Hani Rabbi ona mukaddes «Tuvaa» vadisinde (şöyle) nida etmişdi :
(16-17) Hani Rabbi ona, mukaddes vâdi olan Tuvâ`da nidâ buyurmuştu: `Fir`avun`a git; çünki o çok azdı!`
Hani Rabbı ona; mukaddes vadide, Tuva’da şöyle seslenmişti:
(15-16) Sana Mûsa’nın kıssası geldi mi? O vakit ki, O’na Rabbi, mukaddes Tuvâ vadisinde nidâ etmişti.
Tuva’da, kutsal bir vadide, Rabbi ona şöyle hitab etmişti:
Hani Rabbi ona kutlu Tuvâ vâdisinde şöyle seslenmişti:
Aynı konudaki âyetler: Tâhâ 12
Mekke döneminin sonlarina dogru, Nebe’ sûresinden sonra indirilmistir. Adini, birinci ayetinde geçen ve Allah’in emrindeki güçlere isâret eden “Nâziât: Söküp çikaranlar” kelimesinden almistir. 46 ayettir.