29. O göğün gecesini karanlık yaptı, ışığını da çıkardı.
29. O göğün gecesini karanlık yaptı, ışığını da çıkardı.
﴿٢٩﴾
Gecesini karanlık yaptı duhasını ortaya çıkardı güneşin ziyasını ibraz eyledi. Âyet-i kerîme’de gölgesi olduğu için gece, lâmbası olduğu için de güneş göğe izafe edilmiştir.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Gecesini karanlık yaptı, gündüzünü aydınlığa çıkardı.
Güneş'i battığı zaman gecesini kararttı ve doğduğu zamanda ışığını gösterdi.
Sizi yaratmak mı daha güç, yoksa gökyüzünü yaratmak mı, ki onu Allah bina etti, onu yükseltip düzene koydu. Gecesini kararttı, gündüzünü ağarttı.
Gecesini kararttı, gündüzünü aydınlattı.
Gecesini karanlık yaptı, gündüzünü aydınlık...
Gecesini karanlik yapmis, gunduzunu aydinlatmistir.
Gecesini karanlık yaptı, kuşluğunu (aydınlık olarak) çıkardı.
Gecesini kararttı, kuşluğunu çıkardı.
Onun gecesini karardı, gündüzünü (aydınlığa) çıkardı.
Hem gecesini kararttı; hem kuşluğunu (sabahın ışığını) açığa çıkardı!
Gecesini karanlık yapmış, gündüzünü ortaya çıkarmıştır.
(29-31) Ve gecesini karanlık etti, gündüzünü de çıkardı (aydınlattı). Ve ondan sonra da yeri yaydı. Ondan suyunu ve otlağını çıkarıverdi.
Gecesini karanlık yapmıştır. Gündüzünü aydınlatmıştır.
Gecesini karanlık, gündüzünü parlak şekilde açığa çıkardı.
Mekke döneminin sonlarina dogru, Nebe’ sûresinden sonra indirilmistir. Adini, birinci ayetinde geçen ve Allah’in emrindeki güçlere isâret eden “Nâziât: Söküp çikaranlar” kelimesinden almistir. 46 ayettir.