25. Allah onu, ibret verici şekilde dünya ve âhiret cezasıyla cezalandırdı.
25. Allah onu, ibret verici şekilde dünya ve âhiret cezasıyla cezalandırdı.
﴿٢٥﴾
Allah da onu son sözünün bu sözünün ve ilk sözünün bu sözünden önce bu iki sözü arasında tam kırk yıl vardı.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Allah da onu dünya ve ahiret azabıyla yakaladı.
Allah da onu dünyada denizde boğarak, ahirette de onu daha şiddetli bir azaba sokarak cezalandırdı.
Allah onu, (herkese ibret olarak) dünya ve ahiret azabıyla cezalandırdı.
Allah da ona ibretlik dünya ve âhiret cezası verdi.
Allah da onu dünya ve ahiret azabı ile yakalayıverdi.
Allah bunun uzerine onu dunya ve ahiret azabina ugratti.
Bu yüzden Allah onu (öğüt ve ibret alınacak şekilde) Dünya ve Âhiret azâbıyla yakalayıverdi.
Allah da onu tuttu, dünya ve ahiret azabıyla yakalayıverdi.
Bunun üzerine Allah onu hem âhiret, hem dünyâ azâbiyle yakaladı.
Allah da onu, âhiretin ve dünyanın (ibret verici) azâbıyla yakalayıverdi!
Bunu üzerine Allah, onu dünya ve ahiret azabıyla yakaladı.
Fakat Allah, onu ahiretin de, dünyanın da ukûbetiyle yakaladı.
Allah bunun üzerine onu dünya ve ahiret azabına uğrattı.
Allah da onu dünyada da, âhirette de şiddetle cezalandırdı.
Mekke döneminin sonlarina dogru, Nebe’ sûresinden sonra indirilmistir. Adini, birinci ayetinde geçen ve Allah’in emrindeki güçlere isâret eden “Nâziât: Söküp çikaranlar” kelimesinden almistir. 46 ayettir.