10. Şöyle derler: "Biz gerçekten gerisingeriye eski halimize mi döndürüleceğiz?"
10. Şöyle derler: "Biz gerçekten gerisingeriye eski halimize mi döndürüleceğiz?"
﴿١٠﴾
Bunlar bu yüreklerin ve gözlerin sahipleri, alayvari bir ifade ve tekrar dirilişi inkâr eden bir eda ile ”Biz mi gerçek evvelki hâle düşürülecekmişiz? Biz mi öldükten sonra tekrar hayata döndürülecekmişiz? - Kâfire evvelki hâle verilen isimdir. Bir kimse geldiği yöne geri döndüğünde denilen ” falanca hâfiresine döndü “ifadesi de bu kabildendir. - Âyet-i kerîme’de geçen ”einna” lâfzı iki hemzenin tahkiki, ikincisinin teshili, tahkik ve teshil durumlarında aralarına elifin dâhil edilmesi ile okunmuştur. Bir sonraki âyette geçen “ Ei-za” lâfzı için de aynı kırâatler geçerlidir.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Derler ki: "Biz eski halimize mi döndürüleceğiz?" derler.
Şöyle diyorlardı: “Öldükten sonra tekrar hayata mı döneceğiz?"
«Öldükten sonra biz, (dünyadaki) ilk halimize mi döndürüleceğiz, (hem de) çürümüş kemikler olduktan sonra mı?» derler.
(İnkârcılar), “Biz ilk halimize mi döndürüleceğiz? Biz çürümüş kemikler olmuş iken mi?” diyorlar.
Kâfirler (dünyada öldükten sonra dirilmeyi inkâr ederek) şöyle diyorlar: "- Biz mi, sahiden (öldükten sonra) evvelki hale döndürüleceğiz?
Derler ki: «Biz eski halimize mi dondurulecegiz?»
(10-11) (İnkarcı sapıklar) derler ki: «Biz çürüyüp ufalanmış kemikler hâline geldiğimizde acaba eski durumumuza döndürülecek miyiz?!»
Diyorlar ki: «Biz tekrar eski halimize mi döndürülecekmişiz?
Onlar derler ki: «Biz mi saahiden eski haale döndürülmüş olacağız»?
`Şübhesiz biz, gerçekten (öldükten sonra yine) eski hâle döndürülecekkimseler miyiz?`
Biz, eski halimize mi döndürüleceğiz? derler.
Derler ki: «Biz mi hayata hakikaten döndürülmüş kimseler olacağız?»
«Biz yine eski halimize döndürülecek miyiz?
(10-12) İnkârcılar alay ederek şöyle derler: "Çürümüş kemik haline geldikten sonra mı biz eski durumumuza getirilecekmişiz! O takdirde bu, bizim için ziyanlı bir dönüş olur!"
Mekke döneminin sonlarina dogru, Nebe’ sûresinden sonra indirilmistir. Adini, birinci ayetinde geçen ve Allah’in emrindeki güçlere isâret eden “Nâziât: Söküp çikaranlar” kelimesinden almistir. 46 ayettir.