80. Bir de Davud'a, sizin için, zırh yapma sanatını öğrettik ki, savaşlarınızda sizi korusun. Şimdi siz şükrediyor musunuz?
80. Bir de Davud'a, sizin için, zırh yapma sanatını öğrettik ki, savaşlarınızda sizi korusun. Şimdi siz şükrediyor musunuz?
﴿٨٠﴾
Biz ona insanlar zümresi ile birlikte (ey Mekke halkı! ) sizin için, düşmanlarınızla beraber muharebenizin şiddetinden sizi korumamız için, giyecek- ki, o da zırhtır. Zırh giyilir. Zırhı ilk icat eden Dâvud (aleyhisselâm) dır. Ondan önce halkalar vardı- sanatını öğrettik. Ey Mekke halkı! Şimdi siz peygamberi tasdik etmek suretiyle nimetlerime şükreder misiniz? Yani bunlardan dolayı bana şükrediniz! (Buradaki istifham emir manasındadır) Âyet-i kerîme’de geçen “ Li-nuhsineküm“ fiili “ nun“ ile okunduğunda zamir Allah celle celalühu’ye, “ya “ ile okunduğunda Dâvud (aleyhisselâm)'a ve “ Ta “ ile okunduğunda ise giyeceğe âit olmuş olur.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
O’na sizi savaş sıkıntısından koruması için zırh yapmayı öğrettik. Peki siz, şükrediyor musunuz?
Süleyman'a değil de Dâvûd'a silahın öldürücü darbelerine karşı vücutlarınızı koruyacak zırh yapma sanatını öğrettik. -Ey İnsanlar!- Allah'ın size bahşetmiş olduğu bu nimetinden dolayı O'na şükredecek misiniz?
Ona, savaş sıkıntılarınızdan sizi koruması için zırh yapmayı öğrettik. Artık şükredecek misiniz?
Ona sizin için zırh yapmayı öğrettik ki savaş darbelerinden sizi korusun. Artık şükredecek misiniz?
Bir de Davud’a, sizi harbin şiddetinden korumak için zırh-elbise sanatını öğrettik. şimdi siz, şükrünü yapıyor musunuz?
Ona, sizi savasta korumak icin zirh yapma sanatini ogrettik, artik sukreder misiniz?
Sizin için, sizi onun (savaşın) şiddetinden korumak için Davud’a giyilecek şekilde (zırh imâl etme) sanatını öğrettik; artık siz (bunca nimetlere) şükredenler misiniz?
Ona, sizi savaşta korumak için zırh yapma sanatını öğrettik, artık şükreder misiniz?
Biz ona sizin için, sizin muhaarebenizin şiddetinden korumak için giyecek (zırh) san’atını öğretdik. Şimdi siz (bundan dolayı) şükredenler misiniz?
O`na sizi savaşın şiddeti ve silahların darbesinden koruması için zırh yapma sanatını da öğrettik. (Bütün bu nimetlerim karşısında) acaba gerekli şükrü yerine getiren kimseler misiniz?
Biz, ona; sizi savaşta korumak için zırh yapma sanatını öğrettik. Artık şükreder misiniz?
Ve sizin için, sizi savaşlarınızın şiddetinden korusun diye giyilecek zırh san’atını O’na (Hazreti Dâvud’a) tâlim ettik. Artık sizler şükrediciler misiniz?
Savaşta düşmanın darbelerinden korunasınız diye Davud’a zırh yapma sanatını öğrettik. Acaba buna şükredecek misiniz ki?
Bir de sizi savaşınızın şiddetinden koruması için ona, zırh yapma sanatını öğrettik. Peki bütün bunlar için şükrediyor musunuz?