28. Allah onların önlerindekini de arkalarındakini de (yaptıklarını da yapacaklarını da) bilir. Onlar onun razı olduğu kimselerden başkasına şefaat etmezler ve hepsi onun korkusuyla titrerler.
28. Allah onların önlerindekini de arkalarındakini de (yaptıklarını da yapacaklarını da) bilir. Onlar onun razı olduğu kimselerden başkasına şefaat etmezler ve hepsi onun korkusuyla titrerler.
﴿٢٨﴾
Allah, onların önlerindekini ve arkalarındakini yaptıklarını da yapacaklarını da bilir. Onlar ancak Allahü teâlâ'nın kendisine şefâat edilmesine rıza gösterdiği kimseye şefâat ederler. Ve hepsi yüce Allah'ın korkusundan titrerler, çekinirler.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Allah, onların önlerindekini de arkalarındakini de bilir. Allah’ın razı olduğu kimseden başkasına şefaat edemezler. O’nun korkusundan, sakınıp ürkerler.
Onların yaptıkları ve yapacakları amellerini bilir. Kendisine şefaat edilmesinden razı olduğu kimselere izni olmadan şefaat talebinde bulunmazlar. Onlar korkularından dolayı Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'dan sakınırlar. Emir ve yasakladıkları şeylerde O'na asla muhalefet etmezler.
Allah, onların önlerindekini de, arkalarındakini de (yaptıklarını da, yapacaklarını da) bilir. Allah rızasına ulaşmış olanlardan başkasına şefaat etmezler. Onlar, Allah korkusundan titrerler!
Allah onların önlerindekini de arkalarındakini de (bildiklerini de bilmediklerini de) bilir. Onlar Allah’ın razı olduklarından başkasına şefaat edemezler ve Allah korkusundan titrerler!
Allah, onların önlerindekinide, arkalarındakini de (yaptıklarını ve yapacaklarını) bilir ve onlar, O’nun rıza verdiği kimselerden başkasına şefaat edemezler. Hepsi O’nun korkusundan titrerler.
Allah, onlarin yaptiklarini ve yapmakta olduklarini bilir. Onlar Allah’in hosnut oldugu kimseden baskasina sefaat edemezler; O’nun korkusundan titrerler.
Allah onların önlerindekini de, arkalarındakini de bilir. Onlar ancak Allah’ın razı olacağı kimse için şefaat ederler ve onlar Allah korkusundan saygıyla titrerler.
Allah, onların önlerindekini de, arkalarındakini de (yaptıklarını ve yapacaklarını) bilir. Onlar, Allah’ın hoşnud olduğu kimseden başkasına şefaat etmezler. Hepsi de O’nun korkusundan titrerler.
Önlerindekini de, arkalarındakini de O bilir. Bunlar, Onun rızâsına ermiş olandan başka kimseye şefaat etmezler. Bunlar Onun korkusundan titreyenlerdir.
(Allah) onların önlerindekini ve arkalarındakini (yaptıklarını ve yapacaklarını)bilir; (O`nun) râzı olduğu kimseden başkasına şefâat etmezler ve onlar O`nun korkusundan titreyen kimselerdir.
O, onların önlerindekilerini de bilir, arkalarındakini de bilir. Onlar, Allah’ın hoşnud olduğu kimseden başkasına şefaat edemezler ve O’nun korkusundan titrerler.
Onların ilerilerindekini de gerilerindekini de bilir ve razı olduğundan başkasına şefaat de edemezler ve onlar O’nun mehabetinden kemal-i itina ile korkar kimselerdir.
Allah, onların önlerindekini ve arkalarında bıraktıklarını (yapacaklarını ve yaptıklarını) bilir. Onlar sadece Allah’ın hoşnut olduğu kimselere şefaat ederler ve Allah’ın korkusundan titrerler.
O onların yaptıklarını da yapacaklarını da, açıkladıklarını da gizlediklerini de bilir. Onlar, sadece O’nun razı olduğu kimse hakkında şefaat ederler. O’na duydukları tazimden ötürü çekinir, titrerler.