103. En büyük korku bile onları tasalandırmaz ve melekler onları, "İşte bu, size vaad edilen (mutlu) gününüzdür" diyerek karşılarlar.
103. En büyük korku bile onları tasalandırmaz ve melekler onları, "İşte bu, size vaad edilen (mutlu) gününüzdür" diyerek karşılarlar.
﴿١٠٣﴾
En büyük korku- ki, o da kulun cehenneme atılma emridir- bunları mahzun etmeyecek ve kabirlerinden çıkarlarken kendilerini melekler karşılayarak onlara “ işte bu, size dünyada vaat olunduğunuz (mutlu) gününüzdür“ diyeceklerdir.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
O en büyük korku bile onları üzmez. Melekler onları: Size söz verilen gün, işte bu gündür, diyerek karşılarlar.
Cehennem ehlinin üzerine cehennem ateşi kapatıldığı zaman en büyük korku bile onları korkutamaz. Melekler onları tebrik ederek: İşte bu dünyada iken size vadedilen gündür, derler. Orada kendilerini bekleyen nimetlerle onları müjdelerler.
En büyük dehşet dahi onları tasalandırmaz. Melekler kendilerini şöyle karşılar: İşte bu size vâdedilmiş olan (mutlu) gününüzdür.
En büyük dehşet bile onları tasalandırmaz. Melekler onları, “İşte bu size vaad edilmiş olan (mutlu) gününüzdür” diyerek karşılar.
O en büyük korku (Sûr’a son üfürülüş anı), bunları mahzun etmiyecek ve kendilerini melekler şöyle (demekle) karşılayacaklar: "- İşte bu, size dünyada vaad olunan (mutlu) gününüzdür!..."
En buyuk korku bile onlari uzmez; kendilerini melekler: «Size soz verilen gun iste bugundur» diye karsilarlar.
En büyük dehşet salan korku onları üzmez. Melekler onları karşılar da «bu size söz verilen gündür!» derler.
O en büyük korku bunları üzmez; kendilerini melekler: «Size söz verilen gün işte bugündür» diye karşılarlar.
O en büyük korku bunları asla tasaya düşürmez. Bunları melekler karşılayarak: «Bu, size (dünyâda) va’d olunan (mutlu) gününüzdür» (diye cennet kapıları önünde tebrik ederler).
En büyük dehşet (kıyâmet dahi) onları üzmez! Ve onları melekler karşılar: `İşte bu, sizin (dünyada iken) va`d edilmekte olduğunuz gününüzdür!` (derler).
O en büyük korku bile onları tasalandırmaz. Melekler onları: Size söz verilen gün, işte bu gündür, diye karşılarlar.
Onları en büyük korku mahzun etmez ve onları melekler istikbal ederler. (Ve onlara derler ki:) «İşte bu, sizin vaadolunur olduğunuz gününüzdür.»
Onları o en büyük korku ürkütmez. Melekler kendilerini «Bugün, size vaktiyle vadedilen gündür» diyerek karşılarlar.
O en büyük dehşet (Sûra ikinci üfleyiş) dahi onları tasalandırmaz. Melekler onları: "İşte size vâd olunan gün bugündür!" diye karşılarlar.