61. Mûsâ onlara şöyle dedi: "Yazıklar olsun size! Allaha karşı yalan uydurmayın, yoksa sizi azap ile yok eder. Allah'a karşı yalan uyduran mutlaka hüsrana uğramıştır."
61. Mûsâ onlara şöyle dedi: "Yazıklar olsun size! Allaha karşı yalan uydurmayın, yoksa sizi azap ile yok eder. Allah'a karşı yalan uyduran mutlaka hüsrana uğramıştır."
﴿٦١﴾
Mûsa onlara: ” Her birerinin yanında bir ip ve asâ bulunarak yetmiş iki kişiydiler 'Yazıklar olsun size! Yani Allah azâbı sizden kaldırmasın. O’na birini ortak koşmakla Allah'a yalan iftira etmeyin! Sonra tarafından bir azapla kökünüzü kazır. Yani sizi helâk eder. Gerçekten Allah’a karşı yalan iftira eden ziyana uğrar.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Musa onlara: Yazıklar olsun size! Allah’a karşı yalan uydurmayın. Sonra bir azapla sizi helak eder. Elbette yalan düzüp uyduran hüsrana uğrar.
Musa, Firavun'un sihirbazlarına öğüt vererek şöyle dedi: "Bunu yapmaktan sakının. Sihir yapıp insanları aldatarak Allah adına yalan uydurmayın ki, katından bir azap gelip sizi yok etmesin. Allah adına yalan uyduranlar muhakkak hüsrana uğramışlardır."
Musa onlara: Yazık size! dedi, Allah hakkında yalan uydurmayın! Sonra O, bir azap ile kökünüzü keser! İftira eden, muhakkak perişan olur.
Mûsâ onlara şöyle dedi: “Yazıklar olsun size! Allah’a karşı yalan uydurmayın, yoksa ağır bir ceza ile kökünüzü kazır; iftira eden mutlaka perişan olur.”
Mûsa onlara dedi ki: "- Yazıklar olsun size! Allah’a yalan uydurmayın, sonra bir azap ile kökünüzü keser. Gerçekten yalan uyduran ziyana uğramıştır.
Musa onlara: «Size yaziklar olsun! Allah’a karsi yalan uydurmayin, yoksa sizi azabla yok eder. Allah’a iftira eden husrana ugrar» dedi.
Musâ onlara dedi ki: Yazıklar olsun size! Allah’a karşı yalan uydurmayın, sonra bir azâb ile kökünüzü kesip kurutur. Allah’a iftira eden gerçekten hüsrana uğramıştır.
Musa onlara dedi ki: «Yazıklar olsun size! Allah’a yalan uydurmayın. Sonra bir azab ile kökünüzü keser. Gerçekten (Allah’a) iftira eden hüsrana uğramıştır.»
Musa onlara dedi: «Yazıklar olsun size. Allaha karşı yalan düzmeyin. Sonra azâb ile sizin kökünüzü kurutur. Allaha karşı yalan uyduran (herkes) muhakkak hüsrana uğramışdır».
Mûsâ onlara (o sihirbazlara): `Yazıklar olsun size! Allah`a yalan yere iftirâ etmeyin; sonra (O), bir azâb ile kökünüzü keser. (Allah hakkında) iftirâ eden, elbette hüsrâna uğramıştır` dedi.
Musa onlara dedi ki: Yazıklar olsun size, Allah’a karşı yalan uydurmayın Sonra azabla sizi yok eder. Doğrusu Allah’a iftira eden, hüsrana uğramıştır.
Musa onlara (sihirbazlara) dedi ki: «Yazıklar olsun sizlere! Allah’a karşı yalan yere iftirada bulunmayın, sonra sizi azab ile helâk eder ve muhakkak ki, iftira eden hüsrâna uğramıştır.»
Musa onlara dedi ki; «Vay gele başınıza! Allah adına yalan uydurmayınız. Yoksa sizi bir azaba çarptırarak kökünüzü kurutur. Allah’a iftira atan gerçekten aldanmıştır.»
Mûsâ onlara: "Yazık size!" dedi, "Allah hakkında yalan uydurmayın, yoksa O size öyle bir azap gönderir ki kökünüzü keser." "İftira eden, muhakkak perişan olur."
"Allah'ın en büyük ismi (İsm-i âzamı) -ki Allah, onunla kendisine dua edilince isâbet buyurur, onunla bir şey istenince verir- şu üç suredir: el-Bakara, Âl-i İmrân ve Tâ-Hâ sureleri. Râvi Ebu Ümâme ilâve ediyor: "Ben o ism-i âzam'ı aradım, el-Bakara suresindeki Ayetü'l-Kürsî, Al-i İmrân suresindeki Elif-Lâm-Mim Allahu Lâ ilâhe illâ hüve'lhayyul'lkayyum ve Tâ-Hâ suresindeki: ve anati'lvücûhi li'lhayyi'lkayyûm ayetlerinde (Tâ-Hâ: 20/111) buldum (yâni ism-i âzam Hayy ve Kayyûm isimleridir.)