44. "Ona yumuşak söz söyleyin. Belki öğüt alır, yahut korkar."
44. "Ona yumuşak söz söyleyin. Belki öğüt alır, yahut korkar."
﴿٤٤﴾
Bu iddiasından vazgeçme konusunda varın kendisine yumuşak söz söyleyin. Olur ki nasihat dinler. Yahut Allah'tan korkar da vazgeçer. Allahü teâlâ'nın, Fir’avun'un bu davasından vazgeçmeyeceğini bilmesi kesin olduğundan ” Belki nasihat dinler”sözü Mûsa ve Harun (aleyhime’s-selâm)'a göre kullanılmıştır.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Ona yumuşak söz söyleyin, umulur ki öğüt alır ve korkar.
Ona, içinde sertlik olmayan güzel söz söyleyin. Umulur ki öğüt alır ve Allah'tan korkar da tövbe eder.
Ona yumuşak söz söyleyin. Belki o, aklını başına alır veya korkar.
Yine de ona söyleyeceklerinizi yumuşak bir üslûpla söyleyin, ola ki aklını başına toplar veya içine bir korku düşer.”
Varın da, ona yumuşak söz söyleyin; olur ki nasihat dinler, yahud korkar.
Ona yumusak soz soyleyin, belki ogut dinler veya korkar.
Ona yumuşak söz söyleyin; ola ki öğüt alır ya da (âlemlerin Rabbına saygı duyup) korkar.
Varın da ona yumuşak söz söyleyin; olur ki, öğüt dinler, yahut korkar.
(Gidin de) ona yumuşak söz söyleyin. Olur ki nasıyhat dinler, yahud (Allahdan) korkar.
`Buna rağmen ona yumuşak söz söyleyin; belki ibret alır ya da (Allah`dan)korkar.`
Ve ona yumuşak söz söyleyin, belki nasihat dinler veya korkar.
«Ona yumuşakça söz söyleyin, belki öğüt dinler veya korkar.»
’Ona yumuşak söz söyleyin; olur ki öğüt alacağı veya Allah’tan korkacağı tutar.’
Ona tatlı, yumuşak bir tarzda hitab edin. Olur ki aklını başına alır, yahut hiç değilse biraz çekinir."
Aynı konudaki âyetler: Bakara 82, Bakara 263, En'âm 52, Nahl 125, İsrâ 53
"Allah'ın en büyük ismi (İsm-i âzamı) -ki Allah, onunla kendisine dua edilince isâbet buyurur, onunla bir şey istenince verir- şu üç suredir: el-Bakara, Âl-i İmrân ve Tâ-Hâ sureleri. Râvi Ebu Ümâme ilâve ediyor: "Ben o ism-i âzam'ı aradım, el-Bakara suresindeki Ayetü'l-Kürsî, Al-i İmrân suresindeki Elif-Lâm-Mim Allahu Lâ ilâhe illâ hüve'lhayyul'lkayyum ve Tâ-Hâ suresindeki: ve anati'lvücûhi li'lhayyi'lkayyûm ayetlerinde (Tâ-Hâ: 20/111) buldum (yâni ism-i âzam Hayy ve Kayyûm isimleridir.)