119. "Orada ne susuzluk çekersin, ne de güneş altında kalırsın."
119. "Orada ne susuzluk çekersin, ne de güneş altında kalırsın."
﴿١١٩﴾
Ve sen orada susamazsın ve cennette güneş bulunmadığından güneşin sıcaklığını hissetmeyeceksin.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Ne susuzluk hissedersin, ne de güneşin sıcağında kalırsın
Sana içecek verir, susamazsın; seni gölgelendirir, güneşin sıcağı sana isabet etmez.
Yine burada sen, susuzluk çekmeyecek, sıcaktan da bunalmayacaksın.
Yine burada susuzluk çekmezsin ve sıcaktan bunalmazsın.”
Ve sen orada susamazsın, güneşte yanmazsın."
(117-11) 9 «Ey Adem! Dogrusu bu, senin ve esinin dusmanidir. Sakin sizi cennetten cikarmasin, yoksa bedbaht olursun. Dogrusu cennette ne acikirsin, ne de ciplak kalirsin; orada ne susarsin de ne de gunesin sicaginda kalirsin» dedik.
Ve sen orada susamazsın, güneşte de yanmazsın.
Ve sen orada ne susarsın, ne de güneşin sıcağında kalırsın»
«Ve sen hakıykaten burada susamayacaksın, Güneş (in sıcağı altında da) kalmayacaksın».
`Ve şübhesiz ki sen, burada ne susarsın, ne de sıcakta kalırsın.`
Orada ne susarsın, ne de güneşte yanarsın.
«Ve şüphesiz ki, sen orada susamazsın ve güneşin hararetine uğramazsın.»
Yine burada susuzluk çekmeyecek, sıcaktan kavrulmayacaksın.
(118-119) "Sen cennette asla açlık çekmeyecek, asla çıplak kalmayacaksın. Orada asla susuzluk çekmeyecek ve güneşin kavurucu sıcağına mâruz kalmayacaksın.
"Allah'ın en büyük ismi (İsm-i âzamı) -ki Allah, onunla kendisine dua edilince isâbet buyurur, onunla bir şey istenince verir- şu üç suredir: el-Bakara, Âl-i İmrân ve Tâ-Hâ sureleri. Râvi Ebu Ümâme ilâve ediyor: "Ben o ism-i âzam'ı aradım, el-Bakara suresindeki Ayetü'l-Kürsî, Al-i İmrân suresindeki Elif-Lâm-Mim Allahu Lâ ilâhe illâ hüve'lhayyul'lkayyum ve Tâ-Hâ suresindeki: ve anati'lvücûhi li'lhayyi'lkayyûm ayetlerinde (Tâ-Hâ: 20/111) buldum (yâni ism-i âzam Hayy ve Kayyûm isimleridir.)