106. "Onların yerlerini dümdüz, boş bir alan halinde bırakacaktır."
106. "Onların yerlerini dümdüz, boş bir alan halinde bırakacaktır."
﴿١٠٦﴾
Böylece yerlerini dümdüz, bomboş bırakacaktır.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Yerlerini de dümdüz, bomboş bırakacak.
(Allah Teâlâ) Dağları üzerinde taşıyan yeryüzünü, üzerinde ne bir bina ve ne de bir bitki olmadan dümdüz bırakacaktır.
Böylece yerlerini dümdüz, bomboş bırakacaktır.
Yerlerini dümdüz, bomboş bırakacak.
Böylece yerlerini dümdüz boş bir halde bırakacak.
(105-10) 8 Sana daglari sorarlar; de ki: «Rabbim onlari ufalayap savuracak, yerlerini duz, kuru bir toprak haline getirecek; orada ne cukur, ne tumsek goreceksin. O gun, hicbir tarafa sapmadan bir davetciye uyarlar. Sesler Rahman’in heybetinden kisilmistir; ancak bir fisilti isitirsin.»
(105-106-107) (Kıyametin meydana geldiği vakit) dağların (nasıl olacağını) sana soruyorlar. De ki: Rabbim onları darmadağın edecek, ufalayıp savuracak; yerlerini dümdüz pürüzsüz boş olarak bırakacak; artık onda ne bir eğrilik, ne de bir tümseklik göreceksin.
«Böylece yerlerini dümdüz boş bir halde bırakacak.»
«(Savuracak) da yerlerini dümdüz bir toprak haalinde bırakacak».
`Onları(n yerlerini) dümdüz, bomboş bir hâlde bırakacak!`
Yerlerini düz, kuru bir toprak haline getirecek.
«Artık onları dümdüz, bomboş bir halde bırakacaktır.»
Yerlerini dümdüz ve çırılçıplak bir alana dönüştürür.
(105-106) Bir de sana o gün, dağların durumunu sorarlar. De ki: "Rabbim onları darmadağın edecek, ufalayıp savuracak, yerlerini dümdüz, boş vaziyette bırakacak."
"Allah'ın en büyük ismi (İsm-i âzamı) -ki Allah, onunla kendisine dua edilince isâbet buyurur, onunla bir şey istenince verir- şu üç suredir: el-Bakara, Âl-i İmrân ve Tâ-Hâ sureleri. Râvi Ebu Ümâme ilâve ediyor: "Ben o ism-i âzam'ı aradım, el-Bakara suresindeki Ayetü'l-Kürsî, Al-i İmrân suresindeki Elif-Lâm-Mim Allahu Lâ ilâhe illâ hüve'lhayyul'lkayyum ve Tâ-Hâ suresindeki: ve anati'lvücûhi li'lhayyi'lkayyûm ayetlerinde (Tâ-Hâ: 20/111) buldum (yâni ism-i âzam Hayy ve Kayyûm isimleridir.)