28. "Dilimdeki tutukluğu çöz ki sözümü anlasınlar."
28. "Dilimdeki tutukluğu çöz ki sözümü anlasınlar."
﴿٢٨﴾
Sözümü iyice anlayabilsinler.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Ki sözümü iyi anlasınlar.
Senin risaletini onlara ulaştırdığımda sözümü iyi anlasınlar.
Ki sözümü anlasınlar.
Ki sözümü iyi anlasınlar.
Böylece sözümü iyi anlasınlar.
(25-35) Musa: «Rabbim! Gogsumu genislet, isimi kolaylastir, dilimin dugumunu coz ki sozumu iyi anlasinlar. Ailemden kardesim Harun’u bana vezir yap, beni onunla destekle, onu gorevimde ortak kil ki Seni daha cok tesbih edelim ve cokca analim. suphesiz Sen bizi grmektesin» dedi.
(25-26-27-28) Musâ dedi ki: Ey Rabbim! Benim göğsümü geniş let. işimi kolaylaştır, dilimin düğümünü çöz ki sözümü anlayabilsinler.
Ki, sözümü iyi anlasınlar.
«Sözümü iyi anlasınlar».
(27-28) `Dilimden de düğümü çöz ki sözümü iyice anlasınlar!`
Sözümü iyi anlasınlar.
(28-29) «Sözümü iyice anlayabilsinler.» «Ve bana ailemden bir vezir kıl!»
Böylece söyleyeceklerimi anlayabilsinler.
Ta ki anlasınlar sözümü!
"Allah'ın en büyük ismi (İsm-i âzamı) -ki Allah, onunla kendisine dua edilince isâbet buyurur, onunla bir şey istenince verir- şu üç suredir: el-Bakara, Âl-i İmrân ve Tâ-Hâ sureleri. Râvi Ebu Ümâme ilâve ediyor: "Ben o ism-i âzam'ı aradım, el-Bakara suresindeki Ayetü'l-Kürsî, Al-i İmrân suresindeki Elif-Lâm-Mim Allahu Lâ ilâhe illâ hüve'lhayyul'lkayyum ve Tâ-Hâ suresindeki: ve anati'lvücûhi li'lhayyi'lkayyûm ayetlerinde (Tâ-Hâ: 20/111) buldum (yâni ism-i âzam Hayy ve Kayyûm isimleridir.)