52. Hatta onlardan her bir kişi, kendisine açılmış sahifeler verilmesini istiyor.
52. Hatta onlardan her bir kişi, kendisine açılmış sahifeler verilmesini istiyor.
﴿٥٢﴾
Bilâkis onlardan her biri Peygambere tâbi olma hususunda Allah’dan kendisine açılmış sahifeler gelmesini istiyor (ki, ondan okuyarak îman etsin) Nitekim onlar: “Bize gökten okuyacağımız bir kitap indirmedikçe asla sana îman etmeyeceğiz “ demişlerdi.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Belki de onların her biri (gökten inip) önlerine açılmış bir sahife verilmesini istiyorlar.
Bilakis o müşriklerden her biri, Muhammed'in Allah’ın gönderdiği bir elçi olduğunu ona haber veren yanı başında açılmış bir kitap olsun istiyor. Bunun sebebi ise delillerin azlığı veya kanıtların zayıflığı değildir. O ancak inat ve büyüklük taslamaktır.
Daha doğrusu onlardan her biri, kendisine, (önünde) açılmış sahifeler (ilâhî vahiy) verilmesini istiyor.
(Uyarıcılardan) öğüt almak yerine onlardan her biri, kendisine, açılmış sahîfeler (ilâhî vahiy) verilmesini istiyor.
Doğrusu, onlardan her biri (Allah tarafından) kendisine okuyacak olduğu ayrı kitablar dağıtılmasını istiyor, (ki orada peygambere iman etmek gerektiğine dair Allah’ın emrini bulsun).
Hayir; her biri onune acilivermis sahifeler verilmesini ister.
Hayır, onlardan her kişi kendisine açık sâhifeler verilmesini isterler.
Hayır, onlardan her kişi kendisine açılmış sayfalar verilmesini istiyor.
Evet, onlardan herkişi kendisine neşredilecek sahîfeler verilmesini ister.
Hayır! Onlardan her bir kişi, kendisine açılmış sahîfeler verilmesini (Allah tarafından kendisine de vahyedilmesini) istiyor.
Hayır, onlardan her biri, önüne açılıvermiş sahifeler verilmesini ister.
(50-52) Sanki onlar, arslanlardan ürkerek firar etmiş yaban eşekleridir. Yok, onlardan her biri diler ki kendisine neşredilmiş sahifeler verilmiş olsun.
Aslında bunların her biri, kendisine okunmaya hazır kutsal sayfalar inmesini istiyor.
Bu beyler, bu öğütle yetinmeyip üstelik her biri kendisine mahsus özel kitap, özel ferman isterler!
Bu sûrenin ilk yedi ayeti, Mekke döneminin henüz baslarinda indirilmistir. Sûrenin geri kalan kismi ise, bundan birkaç yil sonra, Islâm açiktan teblig edilmeye baslandigi siralarda nazil olmustur. Adini, birinci ayetinde geçen ve Hz. Peygamberin Kur’an mesajiyla ilk karsilastiginda yasadigi saskinlik ve sarsintiya isâret eden “Müddessir: Örüsüne sarinan, bürünen” kelimesinden almistir. 56 ayettir.