22. Sonra yüzünü ekşitti, kaşlarını çattı.
22. Sonra yüzünü ekşitti, kaşlarını çattı.
﴿٢٢﴾
Sonra söylediklerinden sıkılarak yüzünü ekşitti, kaşlarını çattı.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Sonra kaşlarını çatıp, surat astı.
Sonra da Kur’an’da aleyhine konuşabileceği bir şey bulamayınca kaşlarını çatarak suratını ekşitti.
Sonra baktı. Sonra kaşlarını çattı, suratını astı. En sonunda, kibirini yenemeyip sırt çevirdi de: «Bu (Kur'an) dedi, olsa olsa (sihirbazlardan öğrenilip) nakledilen bir sihirdir. Bu, insan sözünden başka bir şey değil.»
Sonra kaşlarını çattı, suratını astı.
Sonra (söyliyecek söz bulamadığından) suratını astı ve kaşlarını çattı.
Sonra kaslarini catti, suratini asti;
Sonra kaşını çatıp yüzünü ekşitti.
Sonra kaşını çattı, surat astı.
Sonra (ümîdsizliğinden ve öfkesinden) kaşlarını çatdı, suratını asdı.
Sonra (Kur`ân`ın hakikatini o da anladı da inâdî küfründen) kaşlarını çattı ve suratını astı.
Sonra kaşlarını çattı, suratını astı.
(22-23) Sonra kaşını çattı, suratını astı. Sonra gerisine döndü ve böbürlendi.
Sonra suratını astı ve kaşlarını çattı.
Derken suratını astı, kaşlarını çattı...
Bu sûrenin ilk yedi ayeti, Mekke döneminin henüz baslarinda indirilmistir. Sûrenin geri kalan kismi ise, bundan birkaç yil sonra, Islâm açiktan teblig edilmeye baslandigi siralarda nazil olmustur. Adini, birinci ayetinde geçen ve Hz. Peygamberin Kur’an mesajiyla ilk karsilastiginda yasadigi saskinlik ve sarsintiya isâret eden “Müddessir: Örüsüne sarinan, bürünen” kelimesinden almistir. 56 ayettir.