28. Geride bir şey koymaz, bırakmaz.
28. Geride bir şey koymaz, bırakmaz.
﴿٢٨﴾
O (bedenlerinde) ne et bırakır, ne birşey. Bilâkis hepsini yok eder. Sonra tekrar hepsi, eski hâline döner.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Geride bir şey koymaz, bırakmaz.
Bu ateş, içinde azap gören kimseden geride hiçbir şey kalmayana kadar onu perişan eder ve asla onun peşini bırakmaz. Eski haline geri döndükten sonra tekrar onu perişan eder ve bu hal arka arkaya devam eder.
Hem (bütün bedeni helâk eder, hiçbir şey) bırakmaz, hem (eski hale getirip tekrar azap etmekten) vazgeçmez o.
Bitirir ama yok olmaya da bırakmaz;
(İnsanların bedeninde et) bırakmaz, (kemik de) koymaz.
O, ne geri birakir ne de azabdan vazgecer.
Ne geriye kor, ne de bırakır ?
Ne geriye bir şey kor, ne bırakır.
Hem (bedeninden hiçbir eser) bırakmaz (hepsini helak eder), hem yine (eski haaline getirib aynı azâbı yapmakdan) vaz geçmez o,
(28-29) (O,) ne (et, kemik) bırakır, ne de terk eder! (Ölmezler ki kurtulsunlar!) İnsana çok susamıştır!
O, ne geri bırakır, ne de azabdan vazgeçer.
Ne bırakır ve ne de terkeder,
Geride hiçbir şey bırakmaz, ondan hiçbir şey kurtulmaz.
O, içine atılanı yer, bitirir. Yine de bırakmaz, eski haline çevirip bu işi tekrar eder.
Bu sûrenin ilk yedi ayeti, Mekke döneminin henüz baslarinda indirilmistir. Sûrenin geri kalan kismi ise, bundan birkaç yil sonra, Islâm açiktan teblig edilmeye baslandigi siralarda nazil olmustur. Adini, birinci ayetinde geçen ve Hz. Peygamberin Kur’an mesajiyla ilk karsilastiginda yasadigi saskinlik ve sarsintiya isâret eden “Müddessir: Örüsüne sarinan, bürünen” kelimesinden almistir. 56 ayettir.