48. Artık şefaatçilerin şefaati onlara fayda vermez.
48. Artık şefaatçilerin şefaati onlara fayda vermez.
﴿٤٨﴾
Artık onlara şefaatçi melekler, Peygamberler ve sâlih kulların şefaati fayda vermeyecektir. Bunun mânâsı şudur: Onlara asla şefâat yoktur.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Artık şefaatçilerin şefaati onlara bir yarar sağlamaz.
Kıyamet günü meleklerden, peygamberlerden ve salih kimselerden olan şefaatçilerin aracılıkları onlara bir fayda vermez. Çünkü şefaatin kabul edilme şartlarından biri de kendisine şefaat edilen kimseden razı olunmasıdır.
Artık şefaatçilerin şefaati onlara fayda vermez.
Artık şefaatçilerin şefaati onlara fayda vermez.
Fakat (o vakit) şefaatçilerin şefaatı onlara fayda vermez.
Artik onlara, sefaatcilerin sefaati fayda vermez.
Artık onlara şefaatçilerin şefaati fayda vermez.
Artık onlara şefaatçilerin şefaatı fayda vermez.
Artık şefaat edicilerin hiçbir şefaati onlara fâide vermeyecek.
Artık şefâatçilerin şefâati onlara (kâfirlere) fayda vermez!
Artık onlara, şefaatçıların şefaatı fayda vermez.
(48-49) Artık onlara şefaat edecek olanların şefaati bir fâide verecek değildir. Onlar için ne var ki öğütten yüz çeviriyorlar?
Artık onlara şefaat edebilecek olanların aracılığı yarar sağlamaz.
Artık onlara şefaatçilerin şefaati fayda etmez.
Bu sûrenin ilk yedi ayeti, Mekke döneminin henüz baslarinda indirilmistir. Sûrenin geri kalan kismi ise, bundan birkaç yil sonra, Islâm açiktan teblig edilmeye baslandigi siralarda nazil olmustur. Adini, birinci ayetinde geçen ve Hz. Peygamberin Kur’an mesajiyla ilk karsilastiginda yasadigi saskinlik ve sarsintiya isâret eden “Müddessir: Örüsüne sarinan, bürünen” kelimesinden almistir. 56 ayettir.