11. Beni, yarattığım kişiyle başbaşa bırak.
11. Beni, yarattığım kişiyle başbaşa bırak.
﴿١١﴾
Tek olarak çoluk-çocuksuz ve malsız olarak yarattığımı ki, bu mahzûm kabilesine mensup Velid b. Muğire'dir bana bırak. Âyet-i kerîme'de geçen “Ve-men-Halektu “mef’ûl üzerine atfedilmiş veya mef’ûlü me'ah'dır. “Vehid “ise “ men“ den veya Halektu fiilinin mahzûf ol…
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Beni, yarattığım kimse ile yalnız bırak.
-Ey Peygamber!- Annesinin karnında herhangi bir malı veya çocuğu olmadan tek başına yarattığım o kimseyi bana bırak. (Bu kimseden kasıt, el-Velid b. el-Muğira'dır.)
Tek olarak yaratıp, kendisine geniş servet ve gözü önünde duran oğullar verdiğim, kendisi için (nimetleri önüne) serdikçe serdiğim o kimseyi bana bırak!
Yarattığım o şahsı (cezalandırmak üzere) tek başına bana bırak!
(Mal ve evlâdsız olarak) tek başına yarattığım o kâfiri (Velid İbni Muğîre’yi) bana bırak.
(11-14) Tek olarak yaratip kendisine bol bol mal, cevresinde bulunan ogullar verdigim ve nimeteri yaydikca yaydigim o kimseyi Bana birak.
(11-12-13-14) (Ey Peygamber!) Beni, o tek başına yarattığım, kendisine geniş çapta mal ve göz önünde duran çocuklar verdiğim; imkânları hazırlayıp döşediğim adamla başbaşa bırak.
Tek olarak yarattığım o kimseyi bana bırak.
(11-12-13-14) Bir tek (ya’nî nev’i şahsına münhasır) olarak yaratdığını, kendisine uzun boylu mal ve (yanında ve toplantılarda dâima) haazır bulunmak üzere oğullar verdiğim, (yaşayışını, ömrünü, evlâdlarını) yaydığım (bol bol ihsan etdiğim o kâfir adam) ı bana bırak.
Tek olarak yarattığım şu kimseyi ise, bana bırak!
Bırak Beni ve yarattıklarımı tek başına.
(9-12) İşte o gün çok çetin gündür. Kâfirlerin üzerlerine kolay değildir. Bırak bana o tek başına yarattığım şahsı. Ve onun üzerine uzunca boylu mal verdim.
Şu adamın işini bana bırak ki, kendisini yarattığımda yapayalnızdı.
(11-14) Mal ve ailesiz, tek olarak yarattığım, sonra çok çok mal, servet ve etrafında dolaşan oğullar verdiğim, her türlü imkânı önüne serdiğim, o adamın hakkından gelmeyi sen Bana bırak!
Bu sûrenin ilk yedi ayeti, Mekke döneminin henüz baslarinda indirilmistir. Sûrenin geri kalan kismi ise, bundan birkaç yil sonra, Islâm açiktan teblig edilmeye baslandigi siralarda nazil olmustur. Adini, birinci ayetinde geçen ve Hz. Peygamberin Kur’an mesajiyla ilk karsilastiginda yasadigi saskinlik ve sarsintiya isâret eden “Müddessir: Örüsüne sarinan, bürünen” kelimesinden almistir. 56 ayettir.