6. O halde sen de onlardan yüz çevir. Onlar, o davetçinin (İsrafil'in benzeri görülmemiş) bilinmedik (korkunç) bir şeye çağırdığı gün, gözleri düşmüş bir halde dağılmış çekirgeler gibi kabirlerden çıkarlar.
6. O halde sen de onlardan yüz çevir. Onlar, o davetçinin (İsrafil'in benzeri görülmemiş) bilinmedik (korkunç) bir şeye çağırdığı gün, gözleri düşmüş bir halde dağılmış çekirgeler gibi kabirlerden çıkarlar.
﴿٦﴾
O hâlde onlardan yüz çevir! Bu söz önceki sözün neticesidir ve bununla kelâm tamamlanmıştır. O çağırıcı İsrafil tanınmayan bir şeye şiddeti ve korkunçluğu yüzünden nefislerin tanımadığı görülmemiş bir şeye çağıracaktır. O da hesap görmedir. Âyet-i kerîme’de geçen "Yevm" kelimesi nasbeden kendinden sonra gelen "Yahrucune" fiilidir. Âyet-i kerîme’de geçen "Nukur" kelimesi kâfin sükûnu İle de okunmuştur.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Onlardan yüz çevir. O gün çağırıcı onları korkunç olan, nahoş bir şeye çağırır.
-Ey Resul- Eğer doğru yola gelmezlerse onları bırakıp, terk et. Görevli meleğin Sur'a üfürerek daha önceden hiçbir canlının benzerini görmediği o dehşet verici olayın yaşanacağı günü bekle ve onlardan yüz çevir.
Çağıranın görülmemiş bir şeye çağırdığı gün, sen de onlardan yüz çevir.
Öyleyse sen de onlardan yüz çevir. Çağrıcının görülmedik bilinmedik bir şeye çağırdığı günde;
O halde (Ey Rasûlüm) onlardan yüz çevir. O çağırıcı İsrâfil’in görülmemiş dehşetli bir şeye (müminleri cennete, kâfirleri cehenneme) davet edeceği gün;
Oyleyse onlardan yuz cevir; cagiran, gorulmemis ve taninmamis bir seye cagirdigi gun.
Onlardan yüzçevir. O gün çağrıcı, bilinmedik (korkunç) bir şeyle çağırır.
Sen de onlardan yüz çevir ki, o gün çağırıcı, görülmedik müthiş bir şeye çağırır.
O halde (habîbim) onlardan yüz çevir. O da’vet edici nin (misli) görülmemiş, tanıtmamış bir şey’e da’vet edeceği gün.
Öyle ise onlardan yüz çevir! O gün ki, o da`vetçi (İsrâfîl, onları nefislerce)kendisinden nefret edilen (ihtimâl verilmeyen ve inkâr edilen) bir şeye (hesab yerine) çağırır.
Öyleyse yüz çevir onlardan. O çağıranın, görülmemiş ve tanınmamış bir şeye çağırdığı gün.
Artık sen onlardan yüz çevir. O gün ki dâvetci bir korkunç, nâhoş bir şeye dâvet eder.
Sen de yüz çevir onlara. Görevli melek, o gün onları benzeri yaşanmamış olaya çağırdığında;
Sen de şimdi onları kendi hallerine terk et. Gün gelir bir münâdî, hiç de hoşa gitmeyen, insanın görür görmez kaçacağı bir yere çağırır.
Mekke döneminin ikinci yarisinda indirilmistir. Adini, birinci ayetinde geçen “Kamer: Ay” kelimesinden almistir. 55 ayettir.