17. Andolsun biz, Kur'anı düşünüp öğüt almak için kolaylaştırdık. Var mı düşünüp öğüt alan?
17. Andolsun biz, Kur'anı düşünüp öğüt almak için kolaylaştırdık. Var mı düşünüp öğüt alan?
﴿١٧﴾
Yemin olsun ki, Kur’ân’ı düşünmek (ve) ezberlenmesi için kolaylaştırdık. Ve onu düşünmek ve ibret almak için hazırladık. Fakat onu düşünen onunla öğütlenip onu ezberleyen var mı? Âyet-i kerîme’de geçen istifham emir mânâsını taşımaktadır. onu ezberleyip onunla öğütlenin (öğütlerini dinleyin) Allah'ın kitaplarından, Kur’ân'dan başkası ezberden hıfzedilir (özelliğe sahip) değildi.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Andolsun ki Kur’an’ı da okunması/düşünülmesi için kolaylaştırdık, öğüt alan var mı?
Muhakkak ki biz Kur'an'ı, ibret ve öğüt almak için kolaylaştırdık. Onda bulunan ibret ve öğütten ibret alan var mı?
Andolsun biz Kur'an'ı öğüt alınsın diye kolaylaştırdık. (Ondan) öğüt alan yok mu?
Andolsun ki Kur’an’ı düşünülsün diye kolaylaştırdık. Düşünecek yok mu?
And olsun ki, biz Kur’an’ı düşünüb öğüd almak için kolaylaştırdık; fakat düşünen mi var?
And olsun ki Kuran’i, ogut olsun diye kolaylastirdik; ogut alan yok mudur?
And olsun ki biz, Kur’ân’ı ibret ve öğüt için kolaylaştırdık. Öğüt ve ibret alan var mıdır?
Andolsun biz Kur’ân’ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur?
Andolsun ki biz Kur’ânı düşünmek için kolaylaşdırmışızdır. O halde bir düşünen var mı?
Şânım hakkı için (biz), Kur`ân`ı nasîhat alınsın diye kolaylaştırdık; o hâlde bir nasîhat alan var mı?
Andolsun ki; Biz, Kur’an’ı düşünmek için kolaylaştırdık. Düşünüp öğüt alan var mı?
Ve kasem olsun ki, Biz Kur’an’ı düşünülmek için kolaylaştırdık. Fakat düşünen var mı?
Biz Kur’an’dan öğüt alınabilsin diye onu kolay anlaşılır kıldık. Yok mu öğüt alan?
Yemin olsun: Biz, ders alınsın diye Kur’ân’ın anlaşılmasını kolaylaştırdık. Haydi var mı düşünen ve ibret alan?
Mekke döneminin ikinci yarisinda indirilmistir. Adini, birinci ayetinde geçen “Kamer: Ay” kelimesinden almistir. 55 ayettir.