40. Andolsun, biz Kur'an'ı düşünüp öğüt almak için kolaylaştırdık. Var mı düşünüp öğüt alan?
40. Andolsun, biz Kur'an'ı düşünüp öğüt almak için kolaylaştırdık. Var mı düşünüp öğüt alan?
﴿٤٠﴾
Yemin olsun ki, biz Kur’ân’ı düşünmek için kolaylaştırmışızdır. Ama düşünen mi var?
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Andolsun ki Kur’an’ı da okunması/düşünülmesi için kolaylaştırdık, öğüt alan var mı?
Muhakkak ki biz, Kur'an'ı hatırlayıp öğüt almak için kolaylaştırdık. Onda bulunan ibret ve öğütten ibret alan var mı?
Andolsun biz Kur'an'ı, öğüt almak için kolaylaştırdık. O halde düşünüp ibret alan yok mu?
Andolsun ki Kur’an’ı düşünülsün diye kolaylaştırdık. Düşünecek yok mu?
And olsun ki, biz Kur’an’ı düşünüb öğüd almak için kolaylaştırdık; fakat düşünen mi var?
And olsun ki, Kuran’i ogut olsun diye kolaylastirdik; ogut alan yok mudur?
And olsun ki biz, Kur’ân’ı öğüt ve ibret için kolaylaştırdık. Öğüt ve ibret alan var mıdır?
Andolsun biz Kur’ân’ı öğüt almak için kolaylaştırdık. Öğüt alan yok mudur?
Andolsun ki biz Kur’ânı düşünmek için kolaylaşdırmışızdır. O halde var mı düşünen?
Şânım hakkı için, (biz) Kur`ân`ı nasîhat alınsın diye kolaylaştırdık; fakat bir nasîhat alan var mı?
Andolsun ki; Biz, Kur’an’ı düşünmek için kolaylaştırdık. Düşünüp ibret alan var mı?
(39-40) «Artık azabımı ve tehditlerimi tadın!» (dedik). Kasem olsun ki, Biz Kur’an’ı düşünülmek için kolaylaştırdık. Fakat düşünen var mı?
Biz Kur’an’dan öğüt alınabilsin diye onu kolay anlaşılır kıldık. Yok mu öğüt alan?
Yemin olsun: Biz, ders alınsın diye Kur’ân’ın anlaşılmasını kolaylaştırdık. Haydi, var mı düşünen ve ibret alan?
Mekke döneminin ikinci yarisinda indirilmistir. Adini, birinci ayetinde geçen “Kamer: Ay” kelimesinden almistir. 55 ayettir.