34. Şüphesiz biz de üzerlerine taşlar savuran bir rüzgar gönderdik. Yalnız Lût'un ailesi başka. Katımızdan bir nimet olarak bir seher vakti onları kurtardık. Şükredenleri işte böyle mükafatlandırırız.
34. Şüphesiz biz de üzerlerine taşlar savuran bir rüzgar gönderdik. Yalnız Lût'un ailesi başka. Katımızdan bir nimet olarak bir seher vakti onları kurtardık. Şükredenleri işte böyle mükafatlandırırız.
﴿٣٤﴾
Biz onların üzerine taşlar yağdıran bir rüzgâr gönderdik de helâk oldular. Hasib, bir tanesi avucu dolduracak kadar olmayan ufak taş demektir. Yalnız Lût ailesini bunlar da iki kızı olup kendisi ile birlikte seherlerden bir seher vakti belirli olmayan bir günün sabah vakti kurtardık. Âyet-i kerîme’de geçen “seher “kelimesinden belirli bir gün kastedilmiş olsaydı o zaman gayr-i munsarıf olurdu. Çünkü marife ve es-seher'den ma'dul'dur. Zira bu kelimenin marifelikteki durumu el takısı ile kullanılmasıdır. Bu çakıl taşlarının Lût ailesi üzerine gönderilip gönderilmediği konusunda iki ayrı görüş vardır. Birinci görüşe göre istisna muttasıl, ikinci görüşe göre de her ne kadar aynı cinsten de olsalar ibaredeki cevazdan dolayı munkatı olarak ifade edilmiştir.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Biz de üzerlerine taş yağdıran fırtına gönderdik. Ancak Lût’un ailesini, seher vakti kurtarmıştık.
Biz de üzerlerine taş yağdıran fırtına gönderdik. Ancak Lût -aleyhisselam-'ın ailesi bundan müstesnaydı. Onlara azap isabet etmedi. Şüphesiz biz onları bu azaptan kurtardık. Gecenin son kısmında azap vuku bulmadan önce (Lût) onları alıp gitti.
Biz de üstlerine taş (yağdıran bir fırtına) gönderdik. Ancak Lût ailesi müstesna, katımızdan bir nimet olarak onları seher vaktinde kurtardık. Biz şükredeni işte böyle mükâfatlandırırız.
Biz de üzerlerine taş yağdıran bir kasırga gönderdik. Ancak Lût ailesi hariç tutuldu; onları katımızdan bir lutuf olarak seher vakti kurtardık. Şükredenleri işte böyle ödüllendiririz.
Biz, onlara, taş yağdıran bir rüzgâr gönderdik; yalnız Lût (peygamberin) ailesini bir seher vakti kurtardık.
(34-35) Biz de uzerlerine tas yagdiran bir ruzgar gonderdik. Ancak, Lut’un taraftarlarini, katimizdan bir nimet olarak seher vakti kurtardik. sukredene iste boyle mukafat veririz.
(34-35) Bunun için biz, üzerlerine taş (yağmuru yağdıran bir kasırga) gönderdik; ancak Lût ailesini katımızdan bir nîmet olarak seher vakti kurtardık. İşte şükredeni biz böyle mükâfatlandırırız.
Biz de onların üzerlerine (taşlar savuran) bir fırtına gönderdik. Yalnız Lût ailesini seher vakti kurtardık,
Biz onlara taş (yağdıran bir fırtına) gönderdik (helak etdik). Lûtun ailesi müstesna. Onları bir sehar vakti kurtardık.
(34-35) Şübhesiz ki biz, onların üzerine (taş yağdıran) bir kasırga gönderdik; ancak Lût âilesi müstesnâ. Tarafımızdan bir ni`met olarak onları (karısı hâriç) bir seher vaktinde kurtardık. İşte şükreden(ler)i böyle mükâfâtlandırırız!
Biz de üzerlerine taş yağdıran bir rüzgar yolladık. Ancak Lut’un ailesi müstesna. Onları seher vakti kurtardık.
(33-34) Lût kavmi korkutucuları tekzîp etti. Şüphe yok ki, Biz onların üzerlerine bir şiddetli rüzgar gönderdik. Lût’un âl’i müstesna; onları bir seher vakti kurtardık.
Biz de üzerlerine taşları savuran bir kasırga gönderdik. Yalnız Lut’un taraftarları hariç. Onları sabahleyin erkenden kurtardık.
(34-35) Biz de Lût’un ailesi dışında, hepsinin üzerine taş savuran bir fırtına gönderdik. Onları ise, tarafımızdan bir nimet olarak seher vakti kurtardık. İşte şükredenleri Biz böyle ödüllendiririz.
Mekke döneminin ikinci yarisinda indirilmistir. Adini, birinci ayetinde geçen “Kamer: Ay” kelimesinden almistir. 55 ayettir.