20. İnsanları köklerinden sökülmüş hurma kütükleri gibi kaldırıp atıyordu.
20. İnsanları köklerinden sökülmüş hurma kütükleri gibi kaldırıp atıyordu.
﴿٢٠﴾
İnsanların anlatılan bu durumları sanki onlar köklerinden sökülüp yere düşmüş hurma kütükleri kökleri imiş gibi yıkıldıkları yer çukurundan onları söküp atıyordu. Rüzgâr onları baş aşağı atıyor, boyunlarını kırıp başlarını bedenlerinden ayırıyordu. Boyunlarının uzunluğundan dolayı hurma ağacına benzetildiler. Her iki yerde de âyet sonları dikkate alınarak bu surede "Nahl" kelimesi müzekker, el'hakke sûresinde "Nah-lun-Haviye"ise müennes olarak zikredilmiştir.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Sanki kökünden sökülmüş hurma ağacının kökleri gibi insanları yerlerinden koparıp atıyordu.
İnsanları yerden söküp, onları başları üzerine atıyordu. Sanki onlar yerinden sökülmüş hurma kütükleri gibiydiler.
O rüzgâr, insanları, sökülmüş hurma kütükleri gibi yere seriyordu.
İnsanları sökülmüş hurma kütükleri gibi çekip alıyordu.
Öyle ki, insanları, kökünden sökülmüş hurma kütükleri gibi söküb atıyordu.
(19-20) Nitekim uzerlerine, insanlari, sokulmus hurma kutugu gibi kopararak yere seren, dondurucu bir ruzgari ugursuzlugu devam eden bir gunde gonderdik.
(20-21) İnsanları bulundukları yerden söküp atıyordu da her biri sanki kökünden devrilen birer hurma kütüğüne benziyordu. Benim azabım ve uyarılarım nasılmış (bir görün) ?.
(O rüzgar) insanları, sökülmüş hurma kütükleri gibi yere seriyordu.
(Öyle bir fırtına ki) insanları, sanki onlar köklerinden sökülmüş hurma kütükleri imiş gibi, ta temelinden kopar (ıb helake uğrat) ıyordu.
O rüzgar, insanları sökülmüş hurma kütükleri gibi yere seriyordu.
İnsanları, sökülmüş hurma kütükleri gibi koparıp yere seriyordu.
(19-20) Şüphe yok ki, Biz onların üzerine uğursuz, devamlı bir günde bir soğuk rüzgar gönderdik. İnsanları koparıyordu. Onlar, sanki dibinden kopmuş hurma kütükleri imişler.
Bu kasırga insanları sökülmüş hurma kütükleri gibi havaya kaldırıp savuruyordu.
Öyle ki insanları, kökü sökülmüş, içi boş hurma kütükleri gibi fırlatıp atıyordu.
Mekke döneminin ikinci yarisinda indirilmistir. Adini, birinci ayetinde geçen “Kamer: Ay” kelimesinden almistir. 55 ayettir.