5. Bu haberler, zirveye ulaşmış birer hikmettir! Fakat uyarılar fayda vermiyor!
5. Bu haberler, zirveye ulaşmış birer hikmettir! Fakat uyarılar fayda vermiyor!
﴿٥﴾
Tam bir hikmet. Fakat onlara uyarıcı kendilerini uyarıcı nitelikte olan işler fayda vermiyor. Âyet-i kerîme’de geçen "Hikmet" kelimesi mahzuf mübtedanın haberi veya ma'dan veya muzdecer'den bedeldir. "Nuzür"kelimesi ise uyarıcı mânâsında olup Nezir'in çoğuludur. "Ma" nefî veya istifham edatıdır. Ma ikincisine binaen mukaddem meful olur.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
(Kur'an) büyük bir hikmettir. Fakat uyarılar bir yarar sağlamadı.
Üzerilerine hüccetin ikame edilmesi için tam bir hikmet gelmiştir. Allah'a ve ahiret gününe iman etmeyen kimseler için uyarılar fayda sağlamaz.
Bu büyük bir hikmettir. Fakat (yüz çevirene) uyarılar ne fayda verir!
Eksiksiz bir hikmet! Ama uyarılar fayda vermiyor.
Tam bir hikmet... Fakat korkutmalar fayda vermiyor.
Bu haberlerin herbirinde ustun hikmet vardir; ama uyarmalar fayda vermiyor.
Gayesinin doruğuna yükselmiş bir hikmet! Ne var ki, uyarmalar, korkutmalar yarar sağlamıyor.
Bunlar üstün bir hikmettir fakat uyarılar fayda vermiyor.
Ki (her biri) gaayesine ermiş bir hikmet (ve ibret) dir. Fakat (onları) tehdîd eden (bütün bu haadise) ler asla fâide vermiyor.
(Bu,) tam bir hikmettir; fakat (onlara) o korkutucu (hâl)ler fayda vermiyor.
Ki bunlar gayesine ermiş bir hikmettir. Fakat uyarılar fayda vermiyor.
Son derecedeki bir hikmettir. Fakat bu korkutucular bir faidebahş olmuyor.
Bu haberler son derece anlamlı ve etkilidir, ama uyarılar yararlı olmuyor.
Bunlar son derece üstün hikmettir. Ama ne fayda! Uyarmalar kâr etmiyor.
Aynı konudaki âyetler: Bakara 251, Bakara 269, Nisâ 54, Ahzâb 34, Sâd 20
Mekke döneminin ikinci yarisinda indirilmistir. Adini, birinci ayetinde geçen “Kamer: Ay” kelimesinden almistir. 55 ayettir.