64. (Cebrail şöyle dedi:) "Biz ancak Rabbinin" emriyle ineriz. Önümüzdekiler, arkamızdakiler ve bunlar arasındakiler hep O'nundur. Rabbin unutkan değildir."
64. (Cebrail şöyle dedi:) "Biz ancak Rabbinin" emriyle ineriz. Önümüzdekiler, arkamızdakiler ve bunlar arasındakiler hep O'nundur. Rabbin unutkan değildir."
﴿٦٤﴾
Günlerce vahiy gecikip Hazret-i Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) Cibrîl'e: “Bizi öncekinden daha çok ziyaret etmene engel olan şey nedir? ” deyince bu Âyet-i kerîme nâzil oldu: Biz (elçiler) ancak Rabbinin emri ile ineriz. Önümüzdeki yani önümüzde bulunan; âhiret işleri, arkamızdaki dünya işleri ve bunların arasındaki her şey yani bu andan Kıyâmet kopana kadar olacak olan her şey O’nundur. Yani bütün bunların ilmi hep O'ndadır. Rabbin unutkandeğildir. Yani vahyi geciktirmekle seni terk etmiş değildir. Ayet-i kerîme’de geçen “ Nesiyyen““Nasiyen“ manasındadır.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Biz (Melekler), ancak Rabbinin emri ile ineriz. Önümüzdeki, arkamızdaki ve bunların arasındaki her şey O’na aittir. Rabbin unutmuş değildir.
-Ey Cibril!- Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e de ki: Şüphesiz ki melekler kendi isteğiyle inmezler. Ancak Allah'ın emri ile inerler. İlerideki ahiret işleri, geride bıraktığımız dünya işleri, dünya ve ahiret arasındaki her iş ancak Yüce Allah'a aittir. -Ey Resul!- Rabbin hiçbir şeyi unutmuş değildir.
Biz ancak Rabbinin emri ile ineriz. Önümüzde, arkamızda ve bunlar arasında olan her şey O'na aittir. Senin Rabbin unutkan değildir.
(Melek dedi ki:) “Biz ancak rabbinin emriyle ineriz. Önümüzde, arkamızda ve bunlar arasında olan her şey O’na aittir. Senin rabbin unutkan değildir.”
(Cenab-ı Hak’dan vahy getirmekte olan Cebrâil aleyhisselâmın bir aralık gecikmesinden endişelenen Rasûlüllah Efendimize, Cebraîl şöyle hitap etmiştir): "Biz, senin Rabbinin emri olmadıkça inmeyiz. Önümüzdeki ve ardımızdaki (bütün geçmiş ve gelecek şeyler) ve bunların arasındakiler hep O’nundur. Rabbin de (seni) unutmuş değildir." () Dikkat!... secde âyetidir.
Cebrail: «Biz ancak Rabbinin buyrugu ile ineriz, gecmisimizi gelecegimizi ve ikisinin arasindakileri bilmek O’na mahsustur. Rabbin unutkan degildir.»
Biz görevli melekler ancak Rabbın buyruğuyla ineriz. Önünüzde, arkanızda ve bunun arasındaki her şey O’nundur. Senin Rabbin unutkan değildir.
«(Cebrail dedi ki: Ey Muhammed!) «Biz senin Rabbinin emri olmadıkça inmeyiz. Önümüzdeki ve ardımızdaki (bütün geçmiş ve gelecek şeyler) ve bunların arasındakiler hep O’nundur. Rabbin de (seni) unutmuş değildir?»
Biz (elçiler) senin Rabbinin emri olmadıkça inmeyiz. Önümüzde, ardımızda ve ikisinin arasında ne varsa Onundur. Senin Rabbin unutgan değildir.
(Cebrâîl dedi ki:) `(Vahyin te`hîrinden dolayı üzülme, çünki biz) ancak Rabbinin emri ile ineriz. Önümüzde, arkamızda ve bunlar arasında ne varsa, O`na âiddir. Ve Rabbin(seni aslâ) unutucu değildir.`
Biz, ancak Rabbının emri ile ineriz. Önümüzde, arkamızda ve bu ikisi arasındaki her şey, O’nundur. Ve Rabbın unutkan değildir.
Ve (Cibril-i Emîn demiştir ki:) «Biz inemeyiz, ancak Rabbin emri ile ineriz. Ve önümüzde ve ardımızda ve bunların arasında ne varsa (hepsi) O’nun içindir ve Rabbin unutkan değildir.»
Cebrail, Muhammed’e dedi ki; «Biz ancak Rabbinin izni ile yere ineriz. Geleceğimiz, geçmişimiz ve bu ikisi arasındaki tüm olaylar O’nun tasarrufu altındadır. Senin Rabbin hiçbir şeyi unutmaz
Rabbinin emri olmadıkça biz (meleklerden olan elçiler) inmeyiz. Önümüzde ve arkamızdaki bütün geçmiş ve gelecek şeyler ve bunların arasındakiler hep O’na aittir. Senin Rabbin, hiçbir şeyi unutmaz.