160. Allah size yardım ederse, sizi yenecek yoktur. Eğer sizi yardımsız bırakırsa, ondan sonra size kim yardım edebilir? Mü'minler, ancak Allah'a tevekkül etsinler.
160. Allah size yardım ederse, sizi yenecek yoktur. Eğer sizi yardımsız bırakırsa, ondan sonra size kim yardım edebilir? Mü'minler, ancak Allah'a tevekkül etsinler.
﴿١٦٠﴾
Eğer Allahü teâlâ size yardım ederse, Bedir gününde olduğu gibi düşmanınıza karşı size yardım ederse artık size gâlip olacak kimse yoktur. Ve eğer sizi Uhud gününde olduğu gibi size yardımı terk etmekle hezimete uğratırsa artık ondan sonra, onun hezimete uğratmasından sonra size yardım edecek kimdir? size yardım edecek kimse yoktur. Ve mü'minler başkasına değil ancak Allahü teâlâ'ya tevekkül etsinler güvensinler.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Allah size yardım ederse, kimse size galip gelemez. Eğer sizi yardımsız bırakırsa, bundan sonra size yardım edecek kimdir? Müminler sadece Allah'a tevekkül etmelidir.
Şayet Allah size yardımı ve desteği ile arka çıkarsa, bütün insanlar size karşı toplansa bile size kimse galip gelemez. Sizden yardımını çeker ve sizi kendi nefislerinize bırakırsa bundan sonra hiçbir kimse size yardım etmeye güç yetiremez. Yardım ancak O'nun elindedir. Müminler başkasına değil, yalnızca O'na itimat etsinler.
Allah size yardım ederse, artık size üstün gelecek hiç kimse yoktur. Eğer sizi bırakıverirse, ondan sonra size kim yardım eder? Müminler ancak Allah'a güvenip dayanmalıdırlar.
Allah size yardım ederse artık sizi yenecek hiçbir kimse yoktur; eğer sizi yardımsız bırakırsa O’ndan sonra size kim yardım edebilir? Müminler yalnız Allah’a güvensinler.
Eğer Allah size yardım ederse, size gâlip (üstün) gelecek yoktur; ve eğer size yardımı terk ederse ondan sonra size yardım edecek kimdir? Müminler sadece Allah’a güvenip tevekkül etmelidir.
Allah size yardim ederse, sizi yenecek yoktur; eger sizi yardimsiz birakiverirse, O’ndan baska size yardim edecek kimdir? Inananlar yalniz Allah’a guvensinler.
Allah size yardım ederse, sizi yenecek yoktur. Sizi yardımsız bırakırsa, artık O’ndan sonra size kim yardım edebilir? O halde mü’minler ancak Allah’a güvenip dayansınlar.
Allah size yardım ederse, sizi yenecek yoktur. Eğer sizi yardımsız bırakırsa, artık ondan sonra size kim yardım edebilir? Müminler ancak Allah’a güvenip dayansınlar.
Allah size yardım ederse artık sizi yenecek yokdur. Sizi yardımsız bırakırsa ondan sonra size yardım edebilecek kimdir? Mü’minler ancak Allaha güvenib dayanmalıdır.
Eğer Allah size yardım ederse, artık size galib gelecek kimse yoktur! Hâlbuki sizi yardımsız bırakırsa, o takdirde O`ndan sonra size kim yardım edebilir? Öyle ise mü`minler artık ancak Allah`a tevekkül etsinler!
Allah size yardım ederse, artık sizi yenecek yoktur. Sizi yardımsız bırakırsa da ondan başka size yardım edecek kimdir. Mü’minler sadece Allah’a tevekkül etsinler.
Eğer Allah Teâlâ size yardım ederse artık size galip olacak kimse yoktur. Ve eğer sizi hezimete uğratırsa artık ondan sonra size yardım edecek kimdir? Ve mü’minler ancak Allah Teâlâ’ya tevekkül etsinler.
Eğer Allah size yardım ederse sizi hiç kimse yenemez. Fakat eğer sizi yüzüstü bırakırsa O’ndan başka size kim yardım edebilir? Müminler sadece Allah’a dayansınlar.
Eğer Allah size yardım ederse, size üstün gelecek hiç kimse olamaz. Şayet o sizi yardımsız bırakırsa, artık O’ndan sonra kim size yardım edebilir ki? Öyleyse müminler yalnız Allah’a güvenmelidirler.
Nevvâs İbnu Sem'an anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın şöyle söylediğini işittim: "Kıyâmet günü Kur'ân-ı Kerim ve ona dünyada iken sahip çıkıp onunla amel edenler getirilirler. Bu gelişte, Bakara ve Âl-i İmrân sûreleri Kur'ân-ı Kerîm'in önünde yer alırlar." Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bir iki sure için üç teşbihte bulundu ki, bir daha onları unutmadım. Şöyle demişti: "Onlar sanki iki bulut veya aralarında nur ve aydınlık olan iki siyah gölgelik veya sahiplerini müdafaa vaziyeti almış saflar halinde iki kuş sürüsü gibidirler." Müslim, Müsafirin: 253, (305); Tirmizî, Sevâbu'l-Kur'ân: 5, (2886) "Allah'ın en büyük ismi (İsm-i âzamı) -ki Allah, onunla kendisine dua edilince isâbet buyurur, onunla bir şey istenince verir- şu üç suredir: el-Bakara, Âl-i İmrân ve Tâ-Hâ sureleri. Râvi Ebu Ümâme ilâve ediyor: "Ben o ism-i âzam'ı aradım, el-Bakara suresindeki Ayetü'l-Kürsî, Al-i İmrân suresindeki Elif-Lâm-Mim Allahu Lâ ilâhe illâ hüve'lhayyul'lkayyum ve Tâ-Hâ suresindeki: ve anati'lvücûhi li'lhayyi'lkayyûm ayetlerinde (Tâ-Hâ: 20/111) buldum (yâni ism-i âzam Hayy ve Kayyûm isimleridir.)