70. Ey Kitap ehli! (Gerçeğe) şahit olduğunuz halde, niçin Allah'ın âyetlerini inkar ediyorsunuz?
70. Ey Kitap ehli! (Gerçeğe) şahit olduğunuz halde, niçin Allah'ın âyetlerini inkar ediyorsunuz?
﴿٧٠﴾
Ey ehli kitap! Ne için Allahü teâlâ'nın âyetlerine, Muhammed (sallalahü aleyhi ve sellem)'in vasfına şâmil olan Kur’ân'a küfrediyorsunuz? Halbuki siz görüyorsunuz, onun hak olduğunu biliyorsunuz.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Ey kitap ehli! Göz göre göre niçin Allah’ın ayetlerine küfrediyorsunuz?
Ey Yahudi ve Hristiyanlardan oluşan kitap ehli! Allah'ın ayetlerini niçin inkâr ediyorsunuz. Hâlbuki Muhammed -salallahu aleyhi ve sellem-'in peygamberliğine delalet eden Allah'ın ayetleri size indirilmekte ve sizler, onun kitaplarınızın delalet ettiği hak olduğuna şahitlik etmektesiniz.
Ey ehl-i kitap! (Gerçeği) görüp bildiğiniz halde niçin Allah'ın âyetlerini inkâr edersiniz?
Ey Ehl-i kitap! (Gerçeği) görüp durduğunuz halde niçin Allah’ın âyetlerini inkâr ediyorsunuz?
Ey ehli kitap (Hristiyan ve Yahudi’ler!) İncil ve Tevrat’ta Peygamberin vasfını görüp bilirken niçin Kur’ân’ı ve Peygamberi inkâr ediyorsunuz?
Ey Kitab ehli! Sizler goz gore gore Allah’in ayetlerini nicin inkar ediyorsunuz?
Ey Kitap Ehli! (İlâhî kitaplardaki yazılı hakikatleri) görüp dururken neden Allah’ın âyetlerini inkâr edersiniz?
Ey kitap ehli! (gerçeği) gördüğünüz halde, niçin Allah’ın âyetlerini inkâr ediyorsunuz?
Ey Kitablılar, kendiniz (Tevratda ve İndide) görüb ve bilib dururken Allahın âyetlerini neye inkâr ediyorsunuz?
Ey ehl-i kitab! Siz (hakikati) görüp durduğunuz hâlde, niçin Allah`ın âyetlerini inkâr ediyorsunuz?
Ey Ehl-i Kitab; görüp dururken niçin Allah’ın ayetlerini inkar ediyorsunuz?
Ey Ehl-i kitap! Ne için Allah’ın âyetlerini inkar ediyorsunuz? Halbuki, siz görüp duyuyorsunuz.
Ey kitap ehli, niye göz göre göre Allah’ın ayetlerini inkâr ediyorsunuz?
Ey Ehl-i kitap! Siz de yanınızdaki kitaplarda doğruluğuna tanık olup dururken, Allah’ın âyetlerini ne diye inkâr ediyorsunuz?
Nevvâs İbnu Sem'an anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın şöyle söylediğini işittim: "Kıyâmet günü Kur'ân-ı Kerim ve ona dünyada iken sahip çıkıp onunla amel edenler getirilirler. Bu gelişte, Bakara ve Âl-i İmrân sûreleri Kur'ân-ı Kerîm'in önünde yer alırlar." Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bir iki sure için üç teşbihte bulundu ki, bir daha onları unutmadım. Şöyle demişti: "Onlar sanki iki bulut veya aralarında nur ve aydınlık olan iki siyah gölgelik veya sahiplerini müdafaa vaziyeti almış saflar halinde iki kuş sürüsü gibidirler." Müslim, Müsafirin: 253, (305); Tirmizî, Sevâbu'l-Kur'ân: 5, (2886) "Allah'ın en büyük ismi (İsm-i âzamı) -ki Allah, onunla kendisine dua edilince isâbet buyurur, onunla bir şey istenince verir- şu üç suredir: el-Bakara, Âl-i İmrân ve Tâ-Hâ sureleri. Râvi Ebu Ümâme ilâve ediyor: "Ben o ism-i âzam'ı aradım, el-Bakara suresindeki Ayetü'l-Kürsî, Al-i İmrân suresindeki Elif-Lâm-Mim Allahu Lâ ilâhe illâ hüve'lhayyul'lkayyum ve Tâ-Hâ suresindeki: ve anati'lvücûhi li'lhayyi'lkayyûm ayetlerinde (Tâ-Hâ: 20/111) buldum (yâni ism-i âzam Hayy ve Kayyûm isimleridir.)