57. "İman edip salih ameller işleyenlere gelince, Allah onların mükafatlarını tastamam verecektir. Allah zalimleri sevmez."
57. "İman edip salih ameller işleyenlere gelince, Allah onların mükafatlarını tastamam verecektir. Allah zalimleri sevmez."
﴿٥٧﴾
Îman edip sâlih amel işleyenlere gelince onlara da mükâfatlarını tamamen ödeyecektir. Ve Allahü teâlâ zâlimleri sevmez. onları azâba çeker. Rivâyet olundu ki: Allahü teâlâ ona bir bulut yolladı ve o bulut onu semaya kaldırırken (o sırada) annesi ona asılıp ağladı. Îsa (aleyhisselâm) da ona dedi ki: “muhakkak ki, Kıyâmet ikimizi bir araya getirecektir. “ Bu vâkıa Kadir gecesinde Beyt-i Makdis'te olmuştur. Îsa (aleyhisselâm) da 33 yaşında idi. Annesi de ondan sonra 6 yıl daha yaşadı. Buhârî ve Müslim şu hadisi rivâyet etti: “Şüphesiz ki, Îsa (aleyhisselâm) Kıyâmete yakın inecek, Peygamberimizin şeriatıyla hükmedecek, Deccâlı öldürecek, haçı kıracak ve cizyeyi kaldıracaktır.” Müslim'in hadisinde şu vardır: Îsa (aleyhisselâm) yedi yıl yeryüzünde duracak. Ebû Dâvûd et-Tayâlisi'nin hadisinde de şu vardır: “Îsa (aleyhisselâm) kırk sene dünyada duracak, sonra ölüp cenaze namazı kılınacak. “ muhtemeldir ki, (hadiste) murad edilen onun semâya kaldırılmadan evvelki ve sonraki yeryüzünde eyleştiği vaktin toplamıdır. Yüveffi fiili ya ile okunduğu gibi nun ile de (nüveffî) diye okundu.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
İman edenlere ve salih amel işleyenlere ise eksiksiz mükâfatlarını verecektir. Allah, zalimleri sevmez.
Sana ve senin kendilerine getirdiğin hakka iman edip; namaz, zekât, oruç, sıla-i rahim ve diğer salih amelleri işleyenlere gelince, Allah onlara amellerinin sevaplarından hiçbir şey eksiltmeksizin tam olarak verecektir. Bu söz, gönderileceğini bizzat Mesih'in müjdelediği Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in peygamber olarak gelmesinden önce Mesih İsa -aleyhisselam-'a tabi olanlar hakkındadır. Allah, zalimleri asla sevmez. Allah Teâlâ'ya ortak koşmak ve O'nun resullerini yalanlamak zulmün en büyüklerindendir.
İman edip iyi davranışlarda bulunanlara gelince, Allah onların mükâfatlarını eksiksiz verecektir. Allah zalimleri sevmez.
İman edip dünya ve âhirete faydalı işler yapanlara gelince, Allah onlara mükâfatlarını eksiksiz verecektir. Allah zalimleri sevmez.
Fakat iman edip sâlih ameller işliyenlere gelince: Allah onların mükâfatlarını tamamen ödeyecektir. Allahü Tealâ zâlimleri sevmez.
Inanip yararli is isleyenlerin ecirleri ise tastamam verilecektir. Allah zalimleri sevmez.
İmân edip güzel ve yararlı amellerde bulunanlara gelince, (Rableri) onların mükâfatlarını noksansız verecektir. Allah haksızlıkta bulunanları sevmez.
«İman edip iyi işler yapanlara gelince, Allah onların mükafatlarını tastamam verecektir. Allah zalimleri sevmez».
Îman edip iyi iyi işler yapanlara gelince (Allah) onların mükâfatlarını tastamam verecekdir. Allah zaalimleri sevmez.
Hâlbuki îmân edip sâlih ameller işleyenlere gelince, artık (Rabbin) onlara mükâfâtlarını tam olarak verecektir. Çünki Allah, zâlimleri sevmez.
İman edip salih amel işleyenlere gelince; onların mükafaatları ödenecektir. Ve Allah, zalimleri sevmez.
Fakat o kimseler ki, imân etmişler ve sâlih amellerde bulunmuşlardır. Onlara da mükâfaatlarını tamamen ödeyecektir. Ve Allah Teâlâ zalimleri sevmez.
İman edip salih ameller (iyi işler) yapanlara gelince, Allah onların mükafatlarını eksiksiz olarak verecektir, Allah zalimleri sevmez.
İman edip makbul ve güzel işler yapanların ise mükâfatlarını tam tamına ödeyecektir. Allah zalimleri sevmez.
Nevvâs İbnu Sem'an anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın şöyle söylediğini işittim: "Kıyâmet günü Kur'ân-ı Kerim ve ona dünyada iken sahip çıkıp onunla amel edenler getirilirler. Bu gelişte, Bakara ve Âl-i İmrân sûreleri Kur'ân-ı Kerîm'in önünde yer alırlar." Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bir iki sure için üç teşbihte bulundu ki, bir daha onları unutmadım. Şöyle demişti: "Onlar sanki iki bulut veya aralarında nur ve aydınlık olan iki siyah gölgelik veya sahiplerini müdafaa vaziyeti almış saflar halinde iki kuş sürüsü gibidirler." Müslim, Müsafirin: 253, (305); Tirmizî, Sevâbu'l-Kur'ân: 5, (2886) "Allah'ın en büyük ismi (İsm-i âzamı) -ki Allah, onunla kendisine dua edilince isâbet buyurur, onunla bir şey istenince verir- şu üç suredir: el-Bakara, Âl-i İmrân ve Tâ-Hâ sureleri. Râvi Ebu Ümâme ilâve ediyor: "Ben o ism-i âzam'ı aradım, el-Bakara suresindeki Ayetü'l-Kürsî, Al-i İmrân suresindeki Elif-Lâm-Mim Allahu Lâ ilâhe illâ hüve'lhayyul'lkayyum ve Tâ-Hâ suresindeki: ve anati'lvücûhi li'lhayyi'lkayyûm ayetlerinde (Tâ-Hâ: 20/111) buldum (yâni ism-i âzam Hayy ve Kayyûm isimleridir.)