109. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. Bütün işler ancak Allah'a döndürülür.
109. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. Bütün işler ancak Allah'a döndürülür.
﴿١٠٩﴾
Göklerde olan ve yerlerde olan mülk, halklar ve kullar Allahü teâlâ'nındır. Ve bütün işler de ona döndürülür, döner.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Göklerde ve yerde ne varsa Allah’ındır. Bütün işler de Allah’a döndürülür.
Göklerde ve yerde ne varsa, mülkü yalnızca Allah Teâlâ'ya aittir. Mutlak olarak emretmek ve yaratmak da O'na aittir. Bütün mahlukatın işleri Allah Teâlâ'ya döner. Herkese hak ettiği ölçüde karşılığını verir.
Göklerde ve yerde ne varsa Allah'ındır. İşler, dönüp dolaşıp Allah'a varır.
Göklerde ve yerde ne varsa Allah’ındır. İşler, dönüp dolaşıp Allah’a varır.
Göklerde ve yerde olan her şey Allah’ın yaratığıdır ve bütün işler Allah’a döndürülür (karşılık görür).
Goklerde olanlar da, yerde olanlar da Allah’indir. Isler Allah’a varacaktir.
Göklerde ve yerde olanların hepsi Allah’ındır. İşler (eninde sonunda) ancak O’na döndürülecektir.
Göklerde ve yerde olanların hepsi Allah’ındır. Bütün işler Allah’a döndürülür.
Göklerde ne var, yerde ne varsa (hepsi) Allahın. (Bütün) işler ancak Allâha döndürülür.
Ve göklerde ne var, yerde ne varsa Allah`ındır. (Bütün) işler ise ancak Allah`a döndürülür.
Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır. Bütün işler Allah’a döndürülür.
Göklerde olan da, yer de olan da Allah Teâlâ’nındır. Ve bütün işler de Allah Teâlâ’ya döndürülür.
Göklerde ve yerde olanların tümü Allah’ındır. Her işin mercii Allah’tır.
Göklerde ve yerde olan her şey Allah’ındır, ve bütün işler sonunda O’na raci olur, bütün işleri O hükme bağlar.
Nevvâs İbnu Sem'an anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın şöyle söylediğini işittim: "Kıyâmet günü Kur'ân-ı Kerim ve ona dünyada iken sahip çıkıp onunla amel edenler getirilirler. Bu gelişte, Bakara ve Âl-i İmrân sûreleri Kur'ân-ı Kerîm'in önünde yer alırlar." Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bir iki sure için üç teşbihte bulundu ki, bir daha onları unutmadım. Şöyle demişti: "Onlar sanki iki bulut veya aralarında nur ve aydınlık olan iki siyah gölgelik veya sahiplerini müdafaa vaziyeti almış saflar halinde iki kuş sürüsü gibidirler." Müslim, Müsafirin: 253, (305); Tirmizî, Sevâbu'l-Kur'ân: 5, (2886) "Allah'ın en büyük ismi (İsm-i âzamı) -ki Allah, onunla kendisine dua edilince isâbet buyurur, onunla bir şey istenince verir- şu üç suredir: el-Bakara, Âl-i İmrân ve Tâ-Hâ sureleri. Râvi Ebu Ümâme ilâve ediyor: "Ben o ism-i âzam'ı aradım, el-Bakara suresindeki Ayetü'l-Kürsî, Al-i İmrân suresindeki Elif-Lâm-Mim Allahu Lâ ilâhe illâ hüve'lhayyul'lkayyum ve Tâ-Hâ suresindeki: ve anati'lvücûhi li'lhayyi'lkayyûm ayetlerinde (Tâ-Hâ: 20/111) buldum (yâni ism-i âzam Hayy ve Kayyûm isimleridir.)