58. (Ey Muhammed!) Bunu (bildirdiklerimizi) biz sana âyetlerden ve hikmet dolu Kur'an'dan okuyoruz.
58. (Ey Muhammed!) Bunu (bildirdiklerimizi) biz sana âyetlerden ve hikmet dolu Kur'an'dan okuyoruz.
﴿٥٨﴾
Şu, Îsa (aleyhisselâm)'ın işinden zikrolunan, Ey Resûlüm Muhammed! İşte onu âyetlerden ve hâkim olan muhkem olan zikirden Kur’ân'dan tilâvet ediyoruz kıssa ediyoruz. “minel âyât“ câr mecrûru “Netlûhudaki hû zamirinden hâl olup âmili ise “zâlike “ de bulunan işaret mânâsıdır.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Sana okuduğumuz bunlar, ayetlerden ve hikmet dolu Kur'an'dandır.
Sana İsa -aleyhisselam-'ın haberinden okuduklarımız, senin üzerine indirilenlerin doğruluğuna delalet eden apaçık alametlerdendir. O, Allah'tan hakkıyla sakınanlar için bir hatırlatmadır. Batılın kendisine ulaşamayacağı muhkem bir zikirdir.
(Resûlüm!) Bu söylenenleri biz sana âyetlerden ve hikmet dolu Kur'an'dan okuyoruz.
İşte bu sana okuduğumuz apaçık delillerdir, hikmet dolu sözlerdir.
Geçmiş peygamberlere âit bu hükümleri âyetlerden ve hikmet dolu Kur’an’dan Cebrâil vasıtasıyla biz sana okuyoruz.
Sana okudugumuz bunlar, ayetlerden ve hikmet dolu Kuran’dandir.
İşte bu, sana okuduğumuz âyetlerden ve hikmet dolu Kur’ân’dan (indirdiklerimiz)dır.
İşte bu sana okuduğumuz, âyetlerden ve hikmetli Kur’ân’dandır.
(Bu hükümler, bu vak’alar yok mu?) biz bunları sana âyetlerden, hikmet dolu Kur’andan okuyoruz.
(Ey Resûlüm!) Bu (anlatılanlar) ki, onu sana âyetlerden ve hikmetli olan zikirden(Kur`ândan) okuyoruz.
İşte bunları; sana, ayetlerden bir hikmet dolu Kur’an’ dan okuyoruz.
Bunu sana âyetlerden ve zikr-i hakîmden tilâvet ediyoruz.
Sana okuduğumuz bu kıssalar ve direktifler, ayetlerden ve hikmetli zikirdendirler.
Ey Resulüm! İşte bunlar, bu vak’alar, sana bildirdiğimiz âyetlerden ve hikmet dolu Kur’ân’dandır.
Nevvâs İbnu Sem'an anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın şöyle söylediğini işittim: "Kıyâmet günü Kur'ân-ı Kerim ve ona dünyada iken sahip çıkıp onunla amel edenler getirilirler. Bu gelişte, Bakara ve Âl-i İmrân sûreleri Kur'ân-ı Kerîm'in önünde yer alırlar." Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bir iki sure için üç teşbihte bulundu ki, bir daha onları unutmadım. Şöyle demişti: "Onlar sanki iki bulut veya aralarında nur ve aydınlık olan iki siyah gölgelik veya sahiplerini müdafaa vaziyeti almış saflar halinde iki kuş sürüsü gibidirler." Müslim, Müsafirin: 253, (305); Tirmizî, Sevâbu'l-Kur'ân: 5, (2886) "Allah'ın en büyük ismi (İsm-i âzamı) -ki Allah, onunla kendisine dua edilince isâbet buyurur, onunla bir şey istenince verir- şu üç suredir: el-Bakara, Âl-i İmrân ve Tâ-Hâ sureleri. Râvi Ebu Ümâme ilâve ediyor: "Ben o ism-i âzam'ı aradım, el-Bakara suresindeki Ayetü'l-Kürsî, Al-i İmrân suresindeki Elif-Lâm-Mim Allahu Lâ ilâhe illâ hüve'lhayyul'lkayyum ve Tâ-Hâ suresindeki: ve anati'lvücûhi li'lhayyi'lkayyûm ayetlerinde (Tâ-Hâ: 20/111) buldum (yâni ism-i âzam Hayy ve Kayyûm isimleridir.)