82. Artık bundan sonra kim yüz çevirirse işte onlar yoldan çıkmışların ta kendileridir.
82. Artık bundan sonra kim yüz çevirirse işte onlar yoldan çıkmışların ta kendileridir.
﴿٨٢﴾
Artık bu, ahidden sonra her kim geri dönerse yüz çevirirse işte onlar fasık olanların ta kendileridir.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Artık kim bundan sonra yüz çevirirse, işte onlar fasıkların ta kendileridir.
Kim, Allah ve peygamberlerinin şahitlikleriyle verilen bu kesin sözden sonra yüz çevirirse işte onlar, Allah'ın dininden ve taatinden çıkan kimselerdir.
Artık bundan sonra her kim dönerse işte onlar yoldan çıkmışların ta kendileridir.
Artık bundan sonra her kim dönerse işte onlar yoldan çıkmışların ta kendileridir.
Artık bu ikrardan sonra kim yüz çevirirse, işte onlar dinden çıkmış fâsıklardır.
Bunun ardindan yuz ceviren var ya, iste onlar fasik olanlardir.
Bunun ardından kim yüzçevirirse, artık onlar din doğrultusundan sapan günahkârlardır.
Artık bundan sonra her kim dönerse, işte onlar yoldan çıkmışların ta kendileridir.
Artık kim bu (ikrardan) sonra (hakıykatden) yüz çevirirse işte o gibiler faasıkların (îmandan çıkanların) ta kendileridir.
Artık kim bundan sonra yüz çevirirse, işte onlar fâsıkların ta kendileridir.
Artık kim, bundan sonra dönerse işte onlar, fasıklardır.
Artık bundan sonra kimler yüz çevirirse işte fâsık kimseler onlardır.
O halde bundan sonra kim sözünden dönerse onlar fasıkların ta kendileridir.
Artık kim bundan sonra haktan yüz çevirirse, işte onlar dinden çıkmış fâsıklardır.
Nevvâs İbnu Sem'an anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın şöyle söylediğini işittim: "Kıyâmet günü Kur'ân-ı Kerim ve ona dünyada iken sahip çıkıp onunla amel edenler getirilirler. Bu gelişte, Bakara ve Âl-i İmrân sûreleri Kur'ân-ı Kerîm'in önünde yer alırlar." Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bir iki sure için üç teşbihte bulundu ki, bir daha onları unutmadım. Şöyle demişti: "Onlar sanki iki bulut veya aralarında nur ve aydınlık olan iki siyah gölgelik veya sahiplerini müdafaa vaziyeti almış saflar halinde iki kuş sürüsü gibidirler." Müslim, Müsafirin: 253, (305); Tirmizî, Sevâbu'l-Kur'ân: 5, (2886) "Allah'ın en büyük ismi (İsm-i âzamı) -ki Allah, onunla kendisine dua edilince isâbet buyurur, onunla bir şey istenince verir- şu üç suredir: el-Bakara, Âl-i İmrân ve Tâ-Hâ sureleri. Râvi Ebu Ümâme ilâve ediyor: "Ben o ism-i âzam'ı aradım, el-Bakara suresindeki Ayetü'l-Kürsî, Al-i İmrân suresindeki Elif-Lâm-Mim Allahu Lâ ilâhe illâ hüve'lhayyul'lkayyum ve Tâ-Hâ suresindeki: ve anati'lvücûhi li'lhayyi'lkayyûm ayetlerinde (Tâ-Hâ: 20/111) buldum (yâni ism-i âzam Hayy ve Kayyûm isimleridir.)