196. Kafirlerin refah içinde diyar diyar dolaşmaları sakın seni aldatmasın.
196. Kafirlerin refah içinde diyar diyar dolaşmaları sakın seni aldatmasın.
﴿١٩٦﴾
Müslümanların“ Allah'ın düşmanları görmekte olduğumuz bir rahatlığın, biz ise zorluğun içindeyiz “ demeleri anında indi. Kâfir olanların beldelerde ticaret ve kazançla dönüp durmaları dolaşmaları sakın seni aldatmasın.
Kaynak: Celâleyn Tefsiri
Kâfirlerin diyar diyar dolaşmaları seni aldatmasın.
-Ey Peygamber- kâfirlerin diyar diyar dolaşması, buna güç yetirmeleri, ticaretlerinin kapasitesi ve rızıkları seni aldatmasın. Bundan dolayı onların halinden üzüntü ve keder duyuyordun.
İnkârcıların (refah içinde) diyar diyar dolaşması, sakın seni aldatmasın!
İnkâr edenlerin (gönüllerince) diyar diyar dolaşmaları sakın seni yanıltmasın;
O, Allah’ı tanımıyanların refah içinde diyar diyar dönüp dolaşmaları sakın seni (müminleri) aldatmasın...
(196-19) 7 Inkar edenlerin diyar diyar gezip refah icinde dolasmasi sakin seni aldatmasin; az bir faydalanmadan sonra onlarin varacaklari yer cehennemdir. O ne kotu duraktir!..
İnkarcıların diyar diyar refah içinde gezip dolaşmaları sakın seni aldatmasın.
Kâfirlerin diyar diyar dolaşmaları sakın seni aldatmasın.
(Allahı ve Peygamberi) tanımayanların (refah içinde) diyar diyar dönüb dolaşması zinhar seni aldatmasın!
İnkâr edenlerin diyar diyar gezip dolaşmaları sakın seni aldatmasın!
Küfredenlerin diyar diyar dönüp dolaşmaları sakın seni aldatmasın.
Kâfir olanların beldelerde dolaşıp durmaları sakın seni aldatmasın.
Kafirlerin (zevk içinde) diyar diyar gezinmeleri sakın seni aldatmasın.
Hakkı inkâr edenlerin diyar diyar, refah içinde gezip durmaları sakın seni aldatmasın.
Nevvâs İbnu Sem'an anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın şöyle söylediğini işittim: "Kıyâmet günü Kur'ân-ı Kerim ve ona dünyada iken sahip çıkıp onunla amel edenler getirilirler. Bu gelişte, Bakara ve Âl-i İmrân sûreleri Kur'ân-ı Kerîm'in önünde yer alırlar." Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) bir iki sure için üç teşbihte bulundu ki, bir daha onları unutmadım. Şöyle demişti: "Onlar sanki iki bulut veya aralarında nur ve aydınlık olan iki siyah gölgelik veya sahiplerini müdafaa vaziyeti almış saflar halinde iki kuş sürüsü gibidirler." Müslim, Müsafirin: 253, (305); Tirmizî, Sevâbu'l-Kur'ân: 5, (2886) "Allah'ın en büyük ismi (İsm-i âzamı) -ki Allah, onunla kendisine dua edilince isâbet buyurur, onunla bir şey istenince verir- şu üç suredir: el-Bakara, Âl-i İmrân ve Tâ-Hâ sureleri. Râvi Ebu Ümâme ilâve ediyor: "Ben o ism-i âzam'ı aradım, el-Bakara suresindeki Ayetü'l-Kürsî, Al-i İmrân suresindeki Elif-Lâm-Mim Allahu Lâ ilâhe illâ hüve'lhayyul'lkayyum ve Tâ-Hâ suresindeki: ve anati'lvücûhi li'lhayyi'lkayyûm ayetlerinde (Tâ-Hâ: 20/111) buldum (yâni ism-i âzam Hayy ve Kayyûm isimleridir.)